Gıda Teknolojisi İçinde En Yaygın Kelimeler Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Gıda Teknolojisi' içinde 'En Yaygın Kelimeler' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) katkı maddesi, ilave;
(adjective) katkı, ek
Örnek:
(noun) havalandırma, aerasyon
Örnek:
(adjective) anaerobik, oksijensiz
Örnek:
(noun) açıklama, not, şerh
Örnek:
(noun) antioksidan;
(adjective) antioksidan
Örnek:
(adjective) antibakteriyel
Örnek:
(noun) özellik, nitelik;
(verb) atfetmek, bağlamak
Örnek:
(plural noun) bakteri;
(noun) bakteri (tekil)
Örnek:
(noun) dengeli beslenme
Örnek:
(adjective) biyolojik olarak parçalanabilir
Örnek:
(adjective) yavan, tatsız, sıkıcı
Örnek:
(noun) kalsiyum
Örnek:
(verb) karamelize etmek
Örnek:
(noun) çölyak hastalığı, çölyak
Örnek:
(noun) pişir-soğut, pişir-soğut yöntemi
Örnek:
(noun) tutarlılık, istikrar, uyum
Örnek:
(verb) kirletmek, bulaştırmak
Örnek:
(noun) çapraz bulaşma, çapraz kontaminasyon
Örnek:
(noun) tehlike bölgesi, risk alanı
Örnek:
(adjective) inişli, aşağı doğru, alçalan
Örnek:
(noun) tanımlayıcı, niteleyici
Örnek:
(verb) kötüleşmek, bozulmak
Örnek:
(noun) emülgatör
Örnek:
(noun) değerlendirme, takdir
Örnek:
(noun) fermantasyon, mayalanma
Örnek:
(noun) lezzet arttırıcı, tatlandırıcı
Örnek:
(noun) köpük, sünger;
(verb) köpürmek
Örnek:
(noun) keratinizasyon, boynuzlaşma
Örnek:
(noun) jel;
(verb) jel haline gelmek, katılaşmak, yoluna girmek
Örnek:
(adjective) geçirimsiz, su geçirmez
Örnek:
(noun) ışınlama, radyasyon
Örnek:
(noun) demir, ütü;
(verb) ütülemek;
(adjective) demir
Örnek:
(noun) domuz yağı, iç yağ;
(verb) yağlamak, iç yağlamak
Örnek:
(noun) pazar araştırması
Örnek:
(noun) net ağırlık
Örnek:
(noun) besin, besleyici madde
Örnek:
(noun) obezite, şişmanlık
Örnek:
(noun) gübre
Örnek:
(adjective) patojenik, hastalık yapıcı
Örnek:
(noun) patojen, hastalık yapıcı
Örnek:
(noun) pH, asitlik derecesi
Örnek:
(noun) koruyucu, konservan
Örnek:
(noun) kalite güvencesi, kalite kontrolü
Örnek:
(noun) kalite kontrol
Örnek:
(noun) anket, sorgulama
Örnek:
(noun) örnek, numune;
(verb) örneklemek, tatmak
Örnek:
(noun) raf ömrü, dayanıklılık süresi, etkinlik süresi
Örnek:
(noun) son kullanma tarihi, geçerlilik tarihi
Örnek:
(noun) katı yağ, kısa yağ, kısaltma
Örnek:
(noun) çözüm, çözelti
Örnek:
(noun) sterilizasyon, dezenfeksiyon, kısırlaştırma
Örnek:
(noun) uzaklaştırma, men, askıya alma
Örnek:
(noun) sürdürülebilirlik, çevresel sürdürülebilirlik
Örnek:
(noun) belirti, semptom, işaret
Örnek:
(noun) kurcalama, müdahale, tahrifat
Örnek:
(noun) tekstüre bitkisel protein, TVP
Örnek:
(noun) vejetaryen;
(adjective) vejetaryen
Örnek: