Sınav İçin Temel SAT Kelime Bilgisi İçinde Faydalı deyimler Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Sınav İçin Temel SAT Kelime Bilgisi' içinde 'Faydalı deyimler' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğrentake something/someone for granted
(idiom) hafife almak, değerini bilmemek
Örnek:
(idiom) dilini tutmak, susmak
Örnek:
(idiom) birinin ilgisini çekmek, birini eğlendirmek
Örnek:
(idiom) yüzeyini kazımak, konuya yüzeysel değinmek
Örnek:
(adjective) kararlı, azimli
Örnek:
(verb) başa baş gelmek, sıfıra sıfır olmak
Örnek:
(idiom) zemin hazırlamak, yol açmak
Örnek:
(idiom) tetikte olmak, aramak
Örnek:
(idiom) ikisinden de faydalanmak, hem kel hem fodul olmak
Örnek:
(idiom) birinin ufkunu genişletmek, birinin bilgi dağarcığını artırmak
Örnek:
(idiom) aceleci davranmak, erken davranmak
Örnek:
(idiom) tam yetki, serbestlik
Örnek:
(idiom) gerisi malum, gerisi tarih
Örnek:
(idiom) geri planda kalmak, önemini azaltmak
Örnek:
(idiom) zor zamanlar geçirmek, dara düşmek
Örnek:
(idiom) gözden düşmüş, rağbet görmeyen
Örnek:
(idiom) çok farklı olmak, uzak olmak
Örnek:
(idiom) taraf, bölge
Örnek:
(idiom) ellerini ovuşturmak, eli ayağı birbirine dolaşmak
Örnek:
(idiom) kendi bildiğini okumak, dediğini yaptırmak
Örnek:
(idiom) en iyi şekilde değerlendirmek, fırsatı kaçırmamak
Örnek:
(idiom) nota tutturmak, doğru şarkı söylemek
Örnek:
(idiom) ekmeğine yağ süren şey, faydalı malzeme
Örnek:
(idiom) kabuğundan çıkmak, daha sosyal olmak
Örnek:
(idiom) birinin yerinde olmak, birinin durumunda olmak
Örnek:
(idiom) birdenbire, beklenmedik bir şekilde
Örnek:
(idiom) bilgi akışının dışında, habersiz
Örnek:
(idiom) daha iyisini bilmek, daha akıllı olmak
Örnek:
(idiom) derin bir nefes almak, rahatlamak
Örnek:
(idiom) tıklım tıklım dolu olmak, patlayacak gibi olmak
Örnek:
(idiom) yol ayrımı, çatal yol, dönüm noktası
Örnek:
(adjective) radarın altında, fark edilmeyen, gizli
Örnek:
(idiom) anlaşmazlık içinde, çelişkili
Örnek:
(idiom) yararlanmak, faydalanmak, istismar etmek
Örnek:
(noun) nominal değer, yazılı değer, görünen değer
Örnek:
(noun) ters yüzü, diğer tarafı
Örnek:
drag someone's name through the mud
(idiom) birinin adını lekelemek, birini kötülemek
Örnek:
(idiom) kapı dışarı edilmek, kovulmak
Örnek:
(idiom) görevini yapmak, istemeyerek yapmak
Örnek:
(idiom) sızmak, ilerleme kaydetmek
Örnek:
(idiom) kararlı, azimli
Örnek:
(noun) dönüm noktası, milat
Örnek:
(idiom) ışık tutmak, açıklamak
Örnek:
(phrasal verb) elverişli olmak, uygun olmak
Örnek: