Sosyal etkileşim İçinde Minnettarlık ve Saygılarımla Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Sosyal etkileşim' içinde 'Minnettarlık ve Saygılarımla' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğrenthe grass is always greener on the other side of the fence
(idiom) komşunun tavuğu komşuya kaz görünür, davulun sesi uzaktan hoş gelir
Örnek:
the Golden Age was never the present age
(phrase) altın çağ hiçbir zaman şimdiki zaman olmamıştır
Örnek:
a prophet is not without honor, save in his own country
(idiom) hiçbir peygamber kendi memleketinde itibar görmez
Örnek:
better a small fish than an empty dish
(idiom) hiç yoktan iyidir, az olması hiç olmamasından iyidir
Örnek:
half a loaf is better than no bread
(idiom) hiç yoktan iyidir, azı karar çoğu zarar
Örnek:
a good dog deserves a good bone
(idiom) iyilik yapan iyilik bulur
Örnek:
the cow knows not what her tail is worth till she has lost it
(idiom) insan elindekinin değerini ancak onu kaybedince anlar
Örnek:
a blind man would be glad to see it
(idiom) gün gibi ortada, bariz bir iyileşme
Örnek:
health is not valued till sickness comes
(idiom) hastalık gelene kadar sağlığın kıymeti bilinmez
Örnek:
a forced kindness deserves no thanks
(idiom) zoraki nezaket teşekkür hak etmez
Örnek:
blessings brighten as they take their flight
(idiom) nimetlerin değeri elden gidince anlaşılır
Örnek:
Christmas comes but once a year
(idiom) Noel yılda sadece bir kez gelir
Örnek:
distance lends enchantment to the view
(idiom) uzaklık her şeyi daha güzel gösteriyor, davulun sesi uzaktan hoş gelir
Örnek:
(idiom) yenilen ekmek çabuk unutulur
Örnek:
if there were no clouds, we should not enjoy the sun
(phrase) bulutlar olmasaydı güneşin tadını çıkaramazdık
Örnek:
misfortunes tell us what fortune is
(idiom) talihsizlikler bize talihin ne olduğunu öğretir
Örnek:
think not on what you lack as much as on what you have
(phrase) eksik olana değil sahip olana odaklan
Örnek:
you never miss the water till the well runs dry
(idiom) insan elindekinin değerini ancak onu kaybedince anlar
Örnek:
(idiom) gençlik gençlere harcanıyor
Örnek:
go abroad and you will hear news of home
(idiom) gurbete git ki evinden haber alasın
Örnek: