Davranış, Tutum ve Yaklaşım İçinde Strateji ve Taktikler Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Davranış, Tutum ve Yaklaşım' içinde 'Strateji ve Taktikler' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğrenpersuasion is better than force
(idiom) tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır, ikna zor kullanmaktan iyidir
Örnek:
it takes a thief to catch a thief
(idiom) hırsızı ancak bir hırsız yakalar
Örnek:
cross the stream where it is shallowest
(idiom) dereyi en sığ yerinden geçmek, en kolay yolu seçmek
Örnek:
(idiom) akıllı şahin pençelerini gizler
Örnek:
a fool shows his annoyance at once, but a prudent man overlooks an insult
(phrase) aptal öfkesini hemen belli eder, ama ihtiyatlı kişi hakareti görmezden gelir
Örnek:
the first blow is half the battle
(idiom) iyi bir başlangıç yarı yarıya başarı demektir
Örnek:
if you can't beat them, join them
(idiom) bükemediğin bileği öpeceksin
Örnek:
nothing must be done hastily but killing of fleas
(idiom) pire öldürmek dışında hiçbir şey aceleyle yapılmamalıdır
Örnek:
an old poacher makes the best gamekeeper
(idiom) eski bir kaçak avcıdan en iyi orman korucusu olur
Örnek:
send the helve after the hatchet
(idiom) zararın peşinden gitmek, kaybedilenin peşinden daha fazlasını riske atmak
Örnek:
you cannot catch old birds with chaff
(idiom) eski kurda oyun olmaz
Örnek:
it is good to make a bridge of gold to a flying enemy
(idiom) kaçan düşmana altın köprü kurmak
Örnek:
a soft answer turns away wrath
(idiom) yumuşak cevap gazabı yatıştırır
Örnek:
not cast a clout until May be out
(idiom) Mayıs bitmeden kışlıkları çıkarma
Örnek:
(idiom) savurganlık yapmayan darlık çekmez, ak akçe kara gün içindir
Örnek:
hope for the best, prepare for the worst
(idiom) en iyisini um, en kötüsüne hazırlan
Örnek:
(idiom) müşteri her zaman haklıdır
Örnek:
keep your friends close and your enemies closer
(idiom) dostunu yakın tut, düşmanını daha yakın
Örnek:
(idiom) ya hayır konuş ya da sus
Örnek:
the second mouse gets the cheese
(idiom) peyniri ikinci fare yer
Örnek: