Kavramlar ve Duygular İçinde Tanıdık geliyor Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Kavramlar ve Duygular' içinde 'Tanıdık geliyor' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğrenthere is no place like home (, wherever you wander)
/ðɛr ɪz noʊ pleɪs laɪk hoʊm/
(idiom) ev gibisi yok
Örnek:
After a long and tiring trip, I realized that there is no place like home.
Uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra anladım ki ev gibisi yok.
East or West, home's (the) best
/ist ɔr wɛst, hoʊmz ðə bɛst/
(idiom) insanın evi gibisi yok, doğduğun yer değil doyduğun yer değil, evin en iyisidir
Örnek:
After traveling for three months, I realized that East or West, home's best.
Üç ay seyahat ettikten sonra anladım ki insanın evi gibisi yok.
/ə haʊs ɪz nɑːt ə hoʊm/
(idiom) ev sadece bir bina değildir, huzur bulduğun yerdir
Örnek:
He has a mansion, but he's lonely; after all, a house is not a home.
Bir malikanesi var ama yalnız; sonuçta ev sadece bir bina değildir, huzur bulduğun yerdir.
home is home, be it ever so homely
/hoʊm ɪz hoʊm, bi ɪt ˈɛvər soʊ ˈhoʊmli/
(idiom) evim evim güzel evim
Örnek:
After traveling for months, I realized that home is home, be it ever so homely.
Aylarca seyahat ettikten sonra anladım ki evim evim güzel evim.
/hoʊm ɪz wɛr ðə hɑrt ɪz/
(idiom) ev kalbin olduğu yerdir, kalbinin olduğu yer evindir
Örnek:
Even though we moved to a new city, I know home is where the heart is, so I'll always feel connected to my family.
Yeni bir şehre taşınmış olsak da, ev kalbin olduğu yerdir, bu yüzden ailemle her zaman bağlı hissedeceğim.
/ə mænz hoʊm ɪz hɪz ˈkæsəl/
(idiom) herkesin evi kendi kalesidir
Örnek:
You can't tell me how to decorate my living room; a man's home is his castle.
Oturma odamı nasıl dekore edeceğimi bana söyleyemezsin; herkesin evi kendi kalesidir.
/ˈɛvri dɔɡ ɪz ə ˈlaɪən æt hoʊm/
(idiom) her horoz kendi çöplüğünde öter
Örnek:
He talks big in his own office, but every dog is a lion at home.
Kendi ofisinde büyük konuşuyor ama her horoz kendi çöplüğünde öter.
every dog is valiant at his own door
/ˈev.ri dɔːɡ ɪz ˈvæl.jənt æt hɪz oʊn dɔːr/
(idiom) her köpek kendi kapısında yiğittir
Örnek:
He acts like a boss in his office, but remember, every dog is valiant at his own door.
Ofisinde patron gibi davranıyor ama unutma, her köpek kendi kapısında yiğittir.
every cock crows on his own dunghill
/ˈev.ri kɑːk kroʊz ɑːn hɪz oʊn ˈdʌŋ.hɪl/
(idiom) her horoz kendi çöplüğünde öter
Örnek:
He acts like a boss at home, but he's quiet at work; every cock crows on his own dunghill.
Evde patron gibi davranıyor ama işte çok sessiz; her horoz kendi çöplüğünde öter.
/ˈev.ri bɝːd laɪks ɪts oʊn nest/
(idiom) her kuş kendi yuvasını sever
Örnek:
After traveling the world, he realized that every bird likes its own nest.
Dünyayı gezdikten sonra anladı ki her kuş kendi yuvasını sever.