Durum ve Statü İçinde Olasılık ve İmkansızlık Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Durum ve Statü' içinde 'Olasılık ve İmkansızlık' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğrenyou can lead a horse to water, but you can't make him drink
(idiom) bir atı suya götürebilirsin ama ona zorla su içiremezsin
Örnek:
above black there is no color, and above salt there is no savor
(phrase) siyahın üstünde renk, tuzun üstünde tat yoktur
Örnek:
every man has a fool in his sleeve
(idiom) her insanın içinde bir aptal vardır, hatasız kul olmaz
Örnek:
fools may sometimes speak to the purpose
(idiom) aptallar bile bazen doğruyu söyleyebilir
Örnek:
if things were to be done twice, all would be wise
(idiom) her şey iki kez yapılabilseydi herkes bilge olurdu
Örnek:
what man has done, man can aspire to do
(idiom) insanın yaptığı şeyi, insan yapmayı arzulayabilir
Örnek:
lightning never strikes the same place twice
(idiom) yıldırım aynı yere iki kez düşmez
Örnek:
a ragged colt may make a good horse
(idiom) hırpani bir taydan iyi bir at çıkabilir
Örnek:
a stream cannot rise higher its source
(idiom) bir akarsu kaynağından daha yükseğe çıkamaz
Örnek:
hares may pull dead lions by the beard
(idiom) tavşanlar ölü aslanın sakalını çeker
Örnek:
the age of miracles is (long) past
(idiom) mucizeler devri kapandı
Örnek:
if it sounds too good to be true, it probably is
(idiom) bir şey gerçek olamayacak kadar iyi görünüyorsa muhtemelen öyledir
Örnek:
men may meet but mountains never
(idiom) dağ dağa kavuşmaz, kişi kişiye kavuşur
Örnek:
you cannot lose what you never had
(idiom) hiç sahip olmadığın bir şeyi kaybedemezsin
Örnek:
(idiom) iki efendiye birden hizmet edilemez
Örnek:
you cannot get a quart into a pint pot
(idiom) imkansızı başarmaya çalışmak, kapasiteyi zorlamak
Örnek:
(idiom) herkesi memnun edemezsin, yaranamazsın
Örnek:
if wishes were horses, beggars would ride
(idiom) hayallerle peynir gemisi yürümez, balık kavağa çıkınca
Örnek:
an empty sack cannot stand upright
(idiom) aç ayı oynamaz, boş çuval dik durmaz
Örnek: