Avatar of Vocabulary Set Uygunluk ve Uyumluluk

Kalite İçinde Uygunluk ve Uyumluluk Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Kalite' içinde 'Uygunluk ve Uyumluluk' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

oil and water do not mix

/ɔɪl ænd ˈwɔː.tər duː nɑːt mɪks/

(idiom) yağla su gibi olmak

Örnek:

Politics and friendship often oil and water do not mix.
Siyaset ve dostluk genellikle yağ ile su gibidir, birbirine karışmaz.

day and night cannot dwell together

/deɪ ænd naɪt ˈkæn.ɑːt dwel təˈɡeð.ɚ/

(idiom) gece ile gündüz bir arada olamaz

Örnek:

Their personalities are so different; day and night cannot dwell together.
Kişilikleri o kadar farklı ki; gece ile gündüz bir arada olamaz.

you cannot serve both God and Mammon

/ju ˈkæn.ɑːt sɝːv boʊθ ɡɑːd ænd ˈmæm.ən/

(idiom) hem Tanrı'ya hem paraya kulluk edilmez

Örnek:

He tried to be a philanthropist while running a predatory business, but you cannot serve both God and Mammon.
Yırtıcı bir iş yürütürken hayırsever olmaya çalıştı ama hem Tanrı'ya hem de paraya kulluk edemezsiniz.

every couple is not a pair

/ˈev.ri ˈkʌp.əl ɪz nɑːt ə per/

(idiom) her çift birbirine uygun değildir

Örnek:

They got married quickly, but they soon realized that every couple is not a pair.
Hızlıca evlendiler ama yakında her çiftin birbirine uygun olmadığını anladılar.

a place for everything and everything in its place

/ə pleɪs fɔːr ˈevriθɪŋ ænd ˈevriθɪŋ ɪn ɪts pleɪs/

(idiom) her şeyin bir yeri vardır ve her şey yerli yerinde olmalıdır

Örnek:

My grandmother always said, 'A place for everything and everything in its place,' which is why her house was so tidy.
Babaannem her zaman 'Her şeyin bir yeri vardır ve her şey yerli yerinde olmalıdır' derdi, bu yüzden evi çok düzenliydi.

different strokes for different folks

/ˈdɪf.rənt stroʊks fɔːr ˈdɪf.rənt foʊks/

(idiom) renkler ve zevkler tartışılmaz, herkesin zevki ayrıdır

Örnek:

I don't understand why he likes camping in the rain, but different strokes for different folks.
Yağmurda kamp yapmayı neden sevdiğini anlamıyorum ama renkler ve zevkler tartışılmaz.

borrowed garments never fit well

/ˈbɑːroʊd ˈɡɑːrmənts ˈnevər fɪt wel/

(idiom) emanet giysi insanın üzerine oturmaz

Örnek:

He tried to mimic his boss's management style, but borrowed garments never fit well.
Patronunun yönetim tarzını taklit etmeye çalıştı ama emanet giysi insanın üzerine oturmaz.

every shoe fits not every foot

/ˈev.ri ʃuː fɪts nɑːt ˈev.ri fʊt/

(idiom) her ayakkabı her ayağa uymaz

Örnek:

You can't expect everyone to follow the same diet; every shoe fits not every foot.
Herkesin aynı diyeti uygulamasını bekleyemezsin; her ayakkabı her ayağa uymaz.

horses for courses

/ˈhɔːr.sɪz fɔːr ˈkɔːr.sɪz/

(idiom) herkesin harcı farklıdır, herkesin uzmanlık alanı başkadır

Örnek:

I wouldn't want to do her job, but horses for courses—she seems to love it.
Onun işini yapmak istemezdim ama herkesin harcı farklıdır; o işini seviyor gibi görünüyor.

there is a time and place for everything

/ðɛr ɪz ə taɪm ænd pleɪs fɔr ˈɛvriˌθɪŋ/

(idiom) her şeyin bir yeri ve zamanı vardır

Örnek:

I know you're excited, but there is a time and place for everything, and a funeral is not it.
Heyecanlı olduğunu biliyorum ama her şeyin bir yeri ve zamanı vardır ve cenaze bunun yeri değil.

a carrion kite will never be a good hawk

/ə ˈkɛriən kaɪt wɪl ˈnɛvər bi ə ɡʊd hɔk/

(idiom) karga ne kadar yıkanırsa yıkansın kartal olmaz, can çıkmayınca huy çıkmaz

Örnek:

He tried to act like a gentleman, but his true nature showed; a carrion kite will never be a good hawk.
Bir beyefendi gibi davranmaya çalıştı ama gerçek doğası ortaya çıktı; karga ne kadar yıkanırsa yıkansın kartal olmaz.

everything is good in its season

/ˈɛvriˌθɪŋ ɪz ɡʊd ɪn ɪts ˈsizən/

(idiom) her şey vaktinde güzeldir, her şeyin bir zamanı vardır

Örnek:

Don't rush your career; remember that everything is good in its season.
Kariyerin için acele etme; unutma ki her şey vaktinde güzeldir.

every pot has its lid

/ˈev.ri pɑːt hæz ɪts lɪd/

(idiom) her tencerenin bir kapağı vardır

Örnek:

Don't worry about being single; every pot has its lid.
Bekar olduğun için üzülme; her tencerenin bir kapağı vardır.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren