Kavramlar ve Duygular İçinde Kader Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Kavramlar ve Duygular' içinde 'Kader' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğrenfate leads the willing and drags (along) the unwilling
/feɪt liːdz ðə ˈwɪlɪŋ ænd dræɡz əˈlɔŋ ðə ʌnˈwɪlɪŋ/
(idiom) kader razı olanı götürür, razı olmayanı sürükler
Örnek:
He realized that fighting the inevitable was useless; as they say, fate leads the willing and drags the unwilling.
Kaçınılmaz olanla savaşmanın faydasız olduğunu anladı; dedikleri gibi, kader razı olanı götürür, razı olmayanı sürükler.
if it is meant to be, it will be
/ɪf ɪt ɪz ment tu bi, ɪt wɪl bi/
(idiom) olacağı varsa olur, kısmetse olur
Örnek:
I'm not going to worry about the job interview anymore; if it is meant to be, it will be.
İş görüşmesi için artık endişelenmeyeceğim; olacağı varsa olur.
if you are born to be hanged, then you will never be drowned
/ɪf juː ɑːr bɔːrn tuː biː hæŋd, ðɛn juː wɪl ˈnɛv.ər biː draʊnd/
(idiom) asılacak adam boğulmaz
Örnek:
He survived the shipwreck against all odds; I guess if you are born to be hanged, then you will never be drowned.
Tüm zorluklara rağmen gemi kazasından sağ kurtuldu; sanırım asılacak adam boğulmaz.
/mæn prəˈpoʊzɪz, ˈhɛvən dɪˈspoʊzɪz/
(idiom) kul kurar, kader güler, insan plan yapar, kader güler
Örnek:
We had everything ready for the outdoor wedding, but then the storm hit; man proposes, heaven disposes.
Açık hava düğünü için her şeyi hazırlamıştık ama sonra fırtına çıktı; kul kurar, kader güler.
/mæn plæn ænd ɡɑːd læfs/
(idiom) kul kurar, kader güler
Örnek:
We had everything ready for the outdoor wedding, but then the storm hit; man plans and God laughs.
Açık hava düğünü için her şeyi hazırlamıştık ama sonra fırtına çıktı; kul kurar, kader güler.
/ˈev.ri ˈbʊl.ɪt hæz ə ˈbɪl.ɪt/
(idiom) her kurşunun bir kaderi vardır
Örnek:
The old soldier faced the front lines with calm, believing that every bullet has its billet.
Eski asker, her kurşunun bir kaderi olduğuna inanarak ön safları sakinlikle karşıladı.