His İçinde Utanç ve Mahcubiyet Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'His' içinde 'Utanç ve Mahcubiyet' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /sper ˈsʌm.wʌnz ˈblʌʃ.ɪz/
(idiom) birini utandırmamak, birinin yüzünü kızartmamak
Örnek:
I decided not to mention his mistake, to spare his blushes.
Onun hatasından bahsetmemeye karar verdim, onu utandırmamak için.
/meɪk ə ˈspɛk.tə.kəl ʌv/
(idiom) kendini rezil etmek, gösteri yapmak
Örnek:
Please don't make a spectacle of yourself at the party.
Lütfen partide kendini rezil etme.
/ɡoʊ æz rɛd æz ə ˈbiːtruːt/
(idiom) pancar gibi kızarmak, utancından kıpkırmızı olmak
Örnek:
When she realized her mistake, she went as red as a beetroot.
Hatayı fark ettiğinde, pancar gibi kızardı.
/ˈswɑːloʊ jʊər praɪd/
(idiom) gururunu yutmak, gururundan vazgeçmek
Örnek:
He had to swallow his pride and ask for help.
Gururunu yutup yardım istemek zorunda kaldı.
/pʊt jʊər fʊt ɪn jʊər maʊθ/
(idiom) pot kırmak, gaf yapmak
Örnek:
I really put my foot in my mouth when I asked her if she was pregnant.
Hamile olup olmadığını sorduğumda gerçekten pot kırdım.
/hæv ɛɡ ɑn jʊər feɪs/
(idiom) rezil olmak, mahcup olmak
Örnek:
After his prediction about the election was completely wrong, he really had egg on his face.
Seçimle ilgili tahmini tamamen yanlış çıktıktan sonra gerçekten rezil oldu.
/iːt dɜːrt/
(idiom) aşağılanmayı kabul etmek, hakaretlere katlanmak
Örnek:
After his arrogant behavior, he had to eat dirt when his plan failed.
Kibirli davranışlarından sonra, planı başarısız olunca aşağılanmayı kabul etmek zorunda kaldı.
/iːt ˈhʌm.bəl paɪ/
(idiom) hatasını kabul etmek, boyun eğmek
Örnek:
After boasting about his victory, he had to eat humble pie when he lost the game.
Zaferinden böbürlendikten sonra, maçı kaybettiğinde hatasını kabul etmek zorunda kaldı.