Dil İçinde Edebi Cihazlar ve Unsurlar Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Dil' içinde 'Edebi Cihazlar ve Unsurlar' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) alegori, sembolik hikaye
Örnek:
(noun) aliterasyon, ses yinelemesi
Örnek:
(noun) atıf, ima, dolaylı gönderme
Örnek:
(noun) anakronizm, çağdışılık
Örnek:
(noun) antropomorfizm, insanbiçimcilik
Örnek:
(noun) antitez, zıt, karşıt
Örnek:
(noun) aforizma, özdeyiş, vecize
Örnek:
(noun) eskimiş kelime, eskimiş ifade, eskimiş tarz
Örnek:
(noun) arketip, prototip, arketip (Jung psikolojisi)
Örnek:
(noun) asonans, ünlü uyumu
Örnek:
(noun) karakter, huy, rol
Örnek:
(noun) dramatik ironi
Örnek:
(noun) son, bitiş, ek
Örnek:
(noun) örtmece, hüsnütabir
Örnek:
(noun) açıklama, izah, sergileme
Örnek:
(noun) geri dönüş, anımsama, geçmişe dönüş sahnesi
Örnek:
(noun) önsezi, ipucu
Örnek:
(noun) imgelem, imgeler, görüntüleme
Örnek:
(noun) ironi, alay, tezat
Örnek:
(noun) yan yana koyma, karşılaştırma
Örnek:
(noun) litotes, küçültme
Örnek:
(noun) metafor, eğretileme
Örnek:
(noun) metonimi
Örnek:
(noun) yansıma, ses taklidi
Örnek:
(noun) oksimoron, zıt anlamlı kelimelerin birleşimi
Örnek:
(noun) mantıksız çıkarım, alakasız sonuç
Örnek:
(noun) kişileştirme, teşhis, kişileşme
Örnek:
(noun) komplo, entrika, konu;
(verb) komplo kurmak, planlamak, çizmek
Örnek:
(noun) tekrar, yineleme
Örnek:
(noun) duygusal yanılgı
Örnek:
(noun) hiciv, yergi
Örnek:
(noun) bakış açısı, görüş
Örnek:
(noun) sarkazm, iğneleme
Örnek:
(noun) benzetme
Örnek:
(noun) iç konuşma, monolog
Örnek:
(noun) sembolizm, simgesellik, Sembolizm (sanat akımı)
Örnek:
(noun) spoonerism
Örnek:
(noun) sinekdottur
Örnek:
(noun) totoloji, gereksiz tekrar, mantıksal doğru
Örnek:
(noun) tema, konu, melodi;
(verb) temalandırmak, tema vermek
Örnek:
(noun) ton, ses, hava;
(verb) tonlamak, azaltmak, ayarlamak
Örnek:
(noun) gerçek, açık gerçek
Örnek:
(noun) mekan, ortam, ayarlama
Örnek:
(noun) zeugma
Örnek:
(noun) paradoks, çelişki
Örnek: