Karakter İçinde Gurur ve Kibir Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Karakter' içinde 'Gurur ve Kibir' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /noʊz ɪn ðɪ ɛr/
(idiom) burnu havada, kibirli
Örnek:
Ever since she got promoted, she's been walking around with her nose in the air.
Terfi ettiğinden beri burnu havada geziyor.
/swɛld hɛd/
(idiom) havaya girmek, kibir
Örnek:
After winning the award, he got a bit of a swelled head.
Ödülü kazandıktan sonra biraz havaya girdi.
/əz praʊd əz ˈluːsɪfər/
(idiom) Lucifer gibi gururlu, aşırı kibirli
Örnek:
He was (as) proud as Lucifer after winning the championship.
Şampiyonluğu kazandıktan sonra Lucifer gibi gururluydu.
/ˈiː.ɡoʊ ˌtrɪp/
(noun) ego tatmini, kendini beğenmişlik
Örnek:
His long speech was just an ego trip, full of self-praise.
Uzun konuşması sadece bir ego tatminiydi, kendini övgüyle doluydu.
/əz praʊd əz ə ˈpiːkɑk/
(idiom) bir tavus kuşu gibi gururlu, çok gururlu
Örnek:
After winning the competition, he was as proud as a peacock.
Yarışmayı kazandıktan sonra bir tavus kuşu gibi gururluydu.
like the cat that ate the canary
/laɪk ðə kæt ðæt eɪt ðə kəˈnɛəri/
(idiom) kanaryayı yemiş kedi gibi, çok memnun
Örnek:
After he secretly took an extra cookie, he looked like the cat that ate the canary.
Gizlice fazladan bir kurabiye aldıktan sonra, kanaryayı yemiş kedi gibi görünüyordu.
/ˌoʊvərˈpleɪ jʊər hænd/
(idiom) elini fazla açmak, aşırıya kaçmak
Örnek:
He tried to demand too much and ended up overplaying his hand.
Çok fazla talep etmeye çalıştı ve sonunda elini fazla açtı.
/tuː bɪɡ fɔːr jʊər ˈbrɪtʃɪz/
(idiom) burnu havada olmak, kendini beğenmiş, küstah
Örnek:
Ever since he got that promotion, he's been acting too big for his britches.
O terfiyi aldığından beri burnu havada geziyor.
/stʌft ʃɜrt/
(idiom) kibirli herif, resmiyetçi
Örnek:
He's such a stuffed shirt, always talking down to everyone.
O tam bir kibirli herif, herkese tepeden bakıyor.
/hoʊld jʊər hɛd ʌp haɪ/
(idiom) başını dik tutmak, gururlu olmak
Örnek:
Even after the defeat, the team managed to hold their heads up high.
Yenilgiden sonra bile takım başını dik tutmayı başardı.