İnsan Özellikleri ve Nitelikleri İçinde Gurur ve Alçakgönüllülük Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'İnsan Özellikleri ve Nitelikleri' içinde 'Gurur ve Alçakgönüllülük' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğrenthe boughs that bear most hang lowest
/ðə baʊz ðæt bɛr moʊst hæŋ ˈloʊɪst/
(idiom) en çok meyve veren dal en aşağı sarkar
Örnek:
Despite his immense wealth and fame, he remains humble, proving that the boughs that bear most hang lowest.
Muazzam servetine ve şöhretine rağmen mütevazı kalıyor; bu da en çok meyve veren dalların en aşağı sarktığını kanıtlıyor.
/ə ˈloʊ.dɪd ˈwæɡ.ən meɪks noʊ nɔɪz/
(idiom) dolu araba gürültü yapmaz
Örnek:
He never talks about his achievements because a loaded wagon makes no noise.
Başarılarından hiç bahsetmez çünkü dolu araba gürültü yapmaz.
the higher the monkey climbs, the more he shows his tail
/ðə ˈhaɪər ðə ˈmʌŋki klaɪmz, ðə mɔːr hi ʃoʊz hɪz teɪl/
(idiom) maymun ne kadar yükseğe çıkarsa kıçı o kadar çok görünür
Örnek:
He was respected as a manager, but once he became CEO, everyone saw his arrogance; the higher the monkey climbs, the more he shows his tail.
Müdürken saygı görüyordu ama CEO olduğunda herkes onun kibrini gördü; maymun ne kadar yükseğe çıkarsa kıçı o kadar çok görünür.
/ˈɑːnərz tʃeɪndʒ ˈmænərz/
(idiom) makam insanı değiştirir
Örnek:
Since he was promoted to CEO, he doesn't even speak to his old friends; truly, honors change manners.
CEO olduğundan beri eski arkadaşlarıyla konuşmuyor bile; gerçekten de makam insanı değiştirir.
/praɪd kʌmz bɪˈfɔːr ə fɔːl/
(idiom) gurur düşüşten önce gelir
Örnek:
He was so sure he would win the race, but pride comes before a fall.
Yarışı kazanacağından çok emindi ama gurur düşüşten önce gelir.
/praɪd fiːlz noʊ peɪn/
(idiom) gurur acı duymaz, gülü seven dikenine katlanır
Örnek:
She wore those uncomfortable high heels all night because pride feels no pain.
Bütün gece o rahatsız topuklu ayakkabıları giydi çünkü gurur acı duymaz.
self-praise is no recommendation
/sɛlf preɪz ɪz noʊ ˌrɛkəmenˈdeɪʃən/
(idiom) kişinin kendini övmesi referans sayılmaz
Örnek:
He kept talking about his own genius, but self-praise is no recommendation.
Kendi dehasından bahsedip durdu ama kişinin kendini övmesi referans sayılmaz.
/ˈer.ə.ɡəns dɪˈmɪn.ɪʃ.ɪz ˈwɪz.dəm/
(phrase) kibir bilgeliği azaltır
Örnek:
He refused to listen to any advice, proving that arrogance diminishes wisdom.
Hiçbir tavsiyeyi dinlemeyi kabul etmedi, bu da kibrin bilgeliği azalttığını kanıtladı.
/ɪf ju hæv ɡɑːt ɪt, flɔːnt ɪt/
(idiom) varsa sergile, elindekini göster
Örnek:
She wore a stunning dress to the party; her motto was, 'if you have got it, flaunt it.'
Partiye çarpıcı bir elbise giydi; sloganı 'varsa sergile' idi.