Avatar of Vocabulary Set Katılım ve Müdahale

Davranış, Tutum ve Yaklaşım İçinde Katılım ve Müdahale Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Davranış, Tutum ve Yaklaşım' içinde 'Katılım ve Müdahale' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

little pitchers have big ears

/ˈlɪt.əl ˈpɪtʃ.ərz hæv bɪɡ ɪrz/

(idiom) küçüklerin kulakları büyüktür, yerin kulağı var

Örnek:

Be careful what you say about the neighbors; little pitchers have big ears.
Komşular hakkında ne dediğine dikkat et; küçüklerin kulakları büyüktür.

the day has eyes, the night has ears

/ðə deɪ hæz aɪz, ðə naɪt hæz ɪrz/

(idiom) yerin kulağı var

Örnek:

Be careful what you say in this house; the day has eyes, the night has ears.
Bu evde ne söylediğine dikkat et; yerin kulağı var (gündüzün gözü, gecenin kulağı vardır).

eavesdroppers never hear any good of themselves

/ˈivzˌdrɑpərz ˈnɛvər hir ˈɛni ɡʊd əv ðɛmˈsɛlvz/

(idiom) gizlice dinleyenler kendileri hakkında asla iyi bir şey duymazlar

Örnek:

I overheard them calling me lazy, but I guess eavesdroppers never hear any good of themselves.
Bana tembel dediklerini duydum ama sanırım gizlice dinleyenler kendileri hakkında asla iyi bir şey duymazlar.

every man to his trade

/ˈev.ri mæn tuː hɪz treɪd/

(idiom) herkes bildiği işi yapmalı, herkes kendi işine

Örnek:

I shouldn't try to fix the plumbing myself; every man to his trade.
Tesisatı kendim tamir etmeye çalışmamalıyım; herkes bildiği işi yapmalı.

let every fox take care of his own tail

/lɛt ˈɛvri fɑks teɪk kɛr ʌv hɪz oʊn teɪl/

(idiom) her koyun kendi bacağından asılır, herkes kendi başının çaresine baksın

Örnek:

In this competitive industry, it's often a case of let every fox take care of his own tail.
Bu rekabetçi sektörde durum genellikle her koyun kendi bacağından asılır şeklindedir.

sweep before your own door

/swiːp bɪˈfɔːr jʊər oʊn dɔːr/

(idiom) kendi kapısının önünü süpürmek

Örnek:

You should sweep before your own door before you start pointing out my mistakes.
Benim hatalarımı göstermeye başlamadan önce kendi kapının önünü süpürmelisin.

walls have ears

/wɔːlz hæv ɪrz/

(idiom) yerin kulağı var

Örnek:

Be quiet and don't mention his name here; walls have ears.
Sessiz ol ve burada onun adını anma; yerin kulağı var.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren