Fikir İçinde Tartışmak Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Fikir' içinde 'Tartışmak' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ə hɔrs əv ə ˈdɪfərənt ˈkʌlər/
(idiom) tamamen farklı bir konu, başka bir mesele
Örnek:
Talking about our budget is one thing, but discussing a new expansion is a horse of a different color.
Bütçemiz hakkında konuşmak başka bir şey, ancak yeni bir genişlemeyi tartışmak tamamen farklı bir konu.
/ðɪ ˈɛlɪfənt ɪn ðə ruːm/
(idiom) odadaki fil, herkesin bildiği ama konuşmaktan kaçındığı bariz sorun
Örnek:
Everyone knew about the company's financial troubles, but no one dared to address the elephant in the room.
Şirketin mali sorunlarını herkes biliyordu ama kimse odadaki fili dile getirmeye cesaret edemedi.
/ə ˈdɪf.rənt ˈket̬.əl əv fɪʃ/
(idiom) tamamen farklı bir durum, başka bir mesele
Örnek:
I thought I could handle the new project, but it turned out to be a different kettle of fish.
Yeni projeyi halledebileceğimi sanmıştım ama tamamen farklı bir durum çıktı.
/kʌt boʊθ weɪz/
(idiom) iki ucu keskin bir bıçak olmak, hem iyi hem kötü olmak
Örnek:
While working from home offers flexibility, it can cut both ways by blurring the lines between work and personal life.
Evden çalışmak esneklik sunsa da, iş ve özel hayat arasındaki sınırları bulanıklaştırarak iki ucu keskin bir bıçak olabilir.
/ˈdɛv.əlz ˈæd.və.kət/
(idiom) şeytanın avukatı
Örnek:
I'm just playing devil's advocate to make sure we've considered all angles.
Sadece şeytanın avukatlığını yapıyorum, tüm açılardan düşündüğümüzden emin olmak için.
/ɪt meɪks noʊ ɑːdz/
(idiom) fark etmez, önemli değil
Örnek:
It makes no odds whether you come or not, the decision has already been made.
Gelip gelmemen fark etmez, karar zaten verildi.
/ɒn ˈɛvriwʌnz lɪps/
(idiom) herkesin dilinde, çok konuşulan
Örnek:
The new scandal was on everyone's lips.
Yeni skandal herkesin dilindeydi.