Tehlike İçinde Başını belaya sokmak Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Tehlike' içinde 'Başını belaya sokmak' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /bɛl ðə kæt/
(idiom) kedinin boynuna çan takmak, riskli bir işe girişmek
Örnek:
Everyone agreed that someone needed to confront the boss, but no one wanted to bell the cat.
Herkes patronla yüzleşmesi gerektiğini kabul etti ama kimse kedinin boynuna çan takmak istemedi.
/ə liːp ɪn ðə dɑːrk/
(idiom) karanlığa bir sıçrayış, bilinmeyene atılmak
Örnek:
Starting a new business without a clear plan is often a leap in the dark.
Net bir plan olmadan yeni bir işe başlamak genellikle karanlığa bir sıçrayıştır.
/pʊʃ jʊər lʌk/
(idiom) şansını zorlamak, ipini koparmak
Örnek:
You've already won a small prize; don't push your luck by playing again.
Zaten küçük bir ödül kazandın; tekrar oynayarak şansını zorlama.
/seɪl kloʊs tu ðə wɪnd/
(idiom) riskli sularda yüzmek, sınırları zorlamak, tehlikeli işler yapmak
Örnek:
His business practices often sail close to the wind, but he always manages to stay out of trouble.
İş uygulamaları genellikle riskli sınırlar içinde seyreder, ancak her zaman başını beladan uzak tutmayı başarır.
/ə mʌɡz ɡeɪm/
(idiom) aptal işi, boşuna çaba
Örnek:
Trying to get rich quick is often a mug's game.
Hızlı zengin olmaya çalışmak genellikle aptal işidir.
/pleɪ wɪð ˈfaɪər/
(idiom) ateşle oynamak, aptalca riskler almak
Örnek:
If you keep skipping classes, you're playing with fire and might fail the course.
Dersleri aksatmaya devam edersen, ateşle oynuyorsun ve dersten kalabilirsin.
/ˈæskɪŋ fɔr ˈtrʌbəl/
(idiom) başını belaya sokmak, sorun aramak
Örnek:
Leaving your car unlocked in this neighborhood is really asking for trouble.
Bu mahallede arabanı kilitlemeden bırakmak gerçekten başını belaya sokmak demek.