fix kelimesinin Türkçe anlamı
fix İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
fix
US /fɪks/
UK /fɪks/
Fiil
1.
2.
sabitlemek, tutturmak
attach or fasten (something) in a particular place or position
Örnek:
•
She used glue to fix the broken pieces together.
Kırık parçaları birbirine yapıştırmak için yapıştırıcı kullandı.
•
They need to fix the new sign to the wall.
Yeni tabelayı duvara sabitlemeleri gerekiyor.
3.
4.
belirlemek, düzenlemek, yapmak
arrange or organize (something) in a particular way
Örnek:
•
We need to fix a date for the meeting.
Toplantı için bir tarih belirlememiz gerekiyor.
•
Can you fix your hair before we go?
Gitmeden önce saçını yapabilir misin?
İsim
1.
çözüm, tamir
a solution to a problem; a way of dealing with a difficult situation
Örnek:
•
There's no easy fix for this complex issue.
Bu karmaşık sorun için kolay bir çözüm yok.
•
We need to find a quick fix for the leaky pipe.
Sızdıran boru için hızlı bir çözüm bulmalıyız.
İlgili Kelime: