SAT Fen Bilimleri Kelime Bilgisi İçinde İnsan hareketi Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'SAT Fen Bilimleri Kelime Bilgisi' içinde 'İnsan hareketi' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) giriş, erişim, giriş hakkı;
(verb) girmek, içeri girmek
Örnek:
(noun) çıkış, ayrılma, kaçış yolu;
(verb) çıkmak, ayrılmak
Örnek:
(noun) yükseliş, tırmanış, yokuş
Örnek:
(noun) iniş, alçalma, köken
Örnek:
(noun) kalkış, ayrılış, sapma
Örnek:
(noun) navigasyon, yön bulma, denizcilik
Örnek:
(noun) çevre yolu, bypass, köprüleme;
(verb) pas geçmek, atlamak
Örnek:
(verb) süzülmek, kaymak;
(noun) süzülme, kayma
Örnek:
(verb) sekerek yürümek, atlamak, geçmek;
(noun) sekme, atlama, geçme
Örnek:
(noun) sokak hayvanı, başıboş;
(verb) ayrılmak, sapmak;
(adjective) başıboş, kayıp
Örnek:
(verb) kasım kasım gezmek, çalım satmak;
(noun) yürüyüş, çalım, payanda
Örnek:
(noun) yürüyüş, uzun yolculuk;
(verb) yürümek, uzun yolculuk yapmak
Örnek:
(verb) dolaşmak, gezinmek, aklı dağılmak
Örnek:
(verb) titremek, ürpermek, sallanmak;
(noun) titreme, sarsıntı
Örnek:
(noun) ürperti, titreme;
(verb) titremek, ürpermek
Örnek:
(verb) ürpermek, titremek, sarsılmak;
(noun) ürperti, sarsıntı
Örnek:
(verb) yaklaşmak, gelmek, temas kurmak;
(noun) yaklaşım, yöntem, yaklaşma
Örnek:
(verb) emekli olmak, geri çekilmek, uzaklaşmak
Örnek:
(verb) kıpırdanmak, kıvranmak, yerinde duramamak
Örnek:
(verb) koşu yapmak, yavaş koşmak, hafifçe itmek;
(noun) koşu, yavaş koşu, dürtme
Örnek:
(verb) paytak paytak yürümek, sallanarak yürümek;
(noun) paytak yürüyüş, sallanarak yürüme
Örnek:
(verb) dolaşmak, gezinmek, avare dolaşmak;
(noun) dolaşma, gezinme, avare dolaşma
Örnek:
(verb) geride bırakmak, aşmak
Örnek:
(noun) ölçek, kapsam, pul;
(verb) tırmanmak, çıkmak, pullarını temizlemek
Örnek:
(verb) iple inmek, rapel yapmak;
(noun) iple iniş, rapel
Örnek:
(noun) serseri, evsiz, yürüyüş;
(verb) gümbür gümbür yürümek, ayak sesleriyle yürümek
Örnek:
(noun) kömür kovası, kömürlük;
(verb) hızla koşmak, koşturmak, batırmak
Örnek:
(verb) sprint atmak, depar atmak;
(noun) sprint, depar
Örnek:
(verb) ağır adımlarla yürümek, yorgun argın yürümek;
(noun) yorucu yürüyüş, zahmetli yolculuk
Örnek:
(verb) sendelemek, yalpalamak, kademelendirmek;
(noun) sendeleme, yalpalama
Örnek:
(verb) ağır adımlarla yürümek, basmak;
(noun) ayak sesi, uzun yürüyüş
Örnek:
(verb) irkilmek, çekinmek;
(noun) irkilme
Örnek:
(verb) suda yürümek, geçmek, müdahale etmek
Örnek:
(adjective) gezinen, dolaşan, düzensiz
Örnek:
(adjective) durgun, yavaş, halsiz
Örnek:
(verb) dünyayı dolaşmak, etrafını dolaşmak, atlatmak
Örnek: