circumnavigate kelimesinin Türkçe anlamı

circumnavigate İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

circumnavigate

US /ˌsɝː.kəmˈnæv.ə.ɡeɪt/
UK /ˌsɜː.kəmˈnæv.ɪ.ɡeɪt/
"circumnavigate" picture

Fiil

1.

dünyayı dolaşmak, etrafını dolaşmak

to sail or fly all the way around something (especially the world)

Örnek:
Magellan's expedition was the first to circumnavigate the globe.
Macellan'ın seferi dünyayı dolaşan ilk seferdi.
They planned to circumnavigate the island in their small boat.
Küçük tekneleriyle adanın etrafını dolaşmayı planladılar.
2.

atlatmak, kaçınmak

to go around or avoid an obstacle or a problem

Örnek:
We had to circumnavigate the downtown traffic to get there on time.
Zamanında varmak için şehir merkezi trafiğini atlatmak zorunda kaldık.
The company found a way to circumnavigate the new regulations.
Şirket yeni düzenlemeleri atlatmanın bir yolunu buldu.