shudder kelimesinin Türkçe anlamı

shudder İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

shudder

US /ˈʃʌd.ɚ/
UK /ˈʃʌd.ər/
"shudder" picture

Fiil

1.

ürpermek, titremek

to shake suddenly with very small movements because of a very unpleasant thought or feeling

Örnek:
I shuddered at the thought of having to go back there.
Oraya geri dönmek zorunda kalma düşüncesiyle ürperdim.
The memory made her shudder.
Hafızası onu ürpertti.
2.

sarsılmak, titremek

to shake violently, especially of a machine or vehicle

Örnek:
The old engine shuddered into life.
Eski motor sarsılarak çalışmaya başladı.
The plane shuddered as it hit turbulence.
Uçak türbülansa girdiğinde sarsıldı.

İsim

ürperti, sarsıntı

a sudden shaking movement of the body or an object

Örnek:
A shudder ran down her spine.
Sırtından aşağı bir ürperti geçti.
The ship gave a violent shudder.
Gemi şiddetli bir şekilde sarsıldı.