Finans ve Bankacılık İçinde Finansal İşlem Türleri Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Finans ve Bankacılık' içinde 'Finansal İşlem Türleri' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) depozito, mevduat, kapora;
(verb) yatırmak, bırakmak, biriktirmek
Örnek:
(noun) çekilme, geri çekme, para çekme
Örnek:
(verb) aktarmak, transfer etmek, geçirmek;
(noun) aktarım, transfer, nakil
Örnek:
(noun) ödeme, tahsilat, tutar
Örnek:
(noun) kredi, borç;
(verb) ödünç vermek, borç vermek
Örnek:
(noun) yatırım, sermaye yatırımı, değerli şey
Örnek:
(noun) ipotek, konut kredisi;
(verb) ipotek etmek
Örnek:
(noun) haciz, ipotekli mülkün haczi
Örnek:
(noun) ilgi, merak, faiz;
(verb) ilgilendirmek, merak uyandırmak
Örnek:
(noun) müdür, rektör, anapara;
(adjective) başlıca, ana, esas
Örnek:
(noun) sigorta, sigortacılık
Örnek:
(noun) prim, ek ücret;
(adjective) premium, üstün kaliteli
Örnek:
(verb) iddia etmek, talep etmek, hak iddia etmek;
(noun) iddia, talep, hak
Örnek:
(noun) politika, ilke, poliçe
Örnek:
(noun) temettü, kâr payı, bölünen
Örnek:
(noun) stok, mal, hisse;
(verb) stoklamak, bulundurmak;
(adjective) stokta, mevcut
Örnek:
(noun) bağ, fular, ilişki;
(verb) bağlamak, yapıştırmak, bağ kurmak
Örnek:
(noun) portföy, dosya çantası, yatırım portföyü
Örnek:
(noun) değer, varlık, avantaj
Örnek:
(noun) sorumluluk, yükümlülük, yük
Örnek:
(noun) eşitlik, hakkaniyet, adalet
Örnek:
(noun) kar, kazanç, fayda;
(verb) kar etmek, kazanç sağlamak, fayda sağlamak
Örnek:
(noun) kayıp, zarar
Örnek:
(noun) döviz kuru, kur
Örnek:
(noun) borsa, hisse senedi piyasası
Örnek:
(noun) borsa, menkul kıymetler borsası
Örnek:
(noun) piyasa emri
Örnek:
(noun) limit emri
Örnek:
(noun) açığa satış
Örnek:
(noun) türev, türetilmiş şey, türevler;
(adjective) türetilmiş, ikincil
Örnek:
(noun) serbest yatırım fonu
Örnek:
(noun) yıllık gelir, rant
Örnek:
(noun) endeks fonu
Örnek:
(noun) emtia, ham madde, değerli şey
Örnek:
(plural noun) vadeli işlemler
Örnek:
(noun) seçenek, alternatif, opsiyon
Örnek:
(noun) yönetilen varlıklar
Örnek:
(noun) halka arz, IPO
Örnek:
(noun) net aktif değeri, NAV
Örnek:
(noun) sermaye kazancı
Örnek:
(noun) sermaye kaybı
Örnek:
(noun) çeşitlendirme, yatırım çeşitlendirmesi
Örnek:
(noun) risk yönetimi
Örnek:
(noun) finansal tablo, mali tablo
Örnek:
(noun) yıllık rapor
Örnek:
(noun) gelir tablosu, kar zarar tablosu
Örnek:
(noun) bilanço
Örnek:
(noun) nakit akış tablosu
Örnek:
(noun) denetim, teftiş;
(verb) denetlemek, teftiş etmek
Örnek:
(noun) vergilendirme, vergi sistemi
Örnek: