Avatar of Vocabulary Set Kurallara göre

Toplum, Hukuk ve Siyaset İçinde Kurallara göre Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Toplum, Hukuk ve Siyaset' içinde 'Kurallara göre' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

in the clear

/ɪn ðə klɪr/

(idiom) tehlikeyi atlatmış, suçsuz, aklanmış

Örnek:

After the surgery, the doctor said she was finally in the clear.
Ameliyattan sonra doktor, sonunda tehlikeyi atlattığını söyledi.

be on the case

/bi ɑn ðə keɪs/

(idiom) bu işin başında olmak, konuyla ilgilenmek

Örnek:

Don't worry about the missing documents, I'm on the case.
Kayıp belgeler için endişelenme, ben bu işin başındayım.

the long arm of the law

/ðə lɔŋ ɑrm əv ðə lɔ/

(idiom) kanunun uzun kolu, hukukun geniş erişimi

Örnek:

Criminals may try to hide, but the long arm of the law will eventually catch them.
Suçlular saklanmaya çalışabilir, ancak kanunun uzun kolu sonunda onları yakalayacaktır.

the third degree

/ðə θɜrd dɪˈɡri/

(idiom) sıkı sorgu, yoğun sorgulama

Örnek:

My parents gave me the third degree when I came home late.
Geç eve geldiğimde ailem bana sıkı bir sorgu çekti.

behind bars

/bɪˈhaɪnd bɑːrz/

(idiom) parmaklıklar ardında, hapiste

Örnek:

The criminal was finally put behind bars.
Suçlu sonunda parmaklıklar ardına konuldu.

be in for

/bi ɪn fɔr/

(phrasal verb) karşılaşmak üzere olmak, beklemek

Örnek:

You're in for a surprise when you see the bill.
Faturayı görünce bir sürprizle karşılaşacaksın.

by the book

/baɪ ðə bʊk/

(idiom) kitabına göre, kurallara uygun

Örnek:

We have to do everything by the book to avoid any legal issues.
Hukuki sorunlardan kaçınmak için her şeyi kitabına göre yapmalıyız.

dos and don'ts

/duːz ənd doʊnts/

(plural noun) yapılması ve yapılmaması gerekenler, davranış kuralları

Örnek:

The guide provides a clear list of dos and don'ts for visitors.
Rehber, ziyaretçiler için yapılması ve yapılmaması gerekenlerin net bir listesini sunar.

green light

/ˌɡriːn ˈlaɪt/

(noun) yeşil ışık, izin;

(verb) yeşil ışık yakmak, onaylamak

Örnek:

The city council gave the project the green light.
Belediye meclisi projeye yeşil ışık yaktı.

rule of thumb

/ruːl əv θʌm/

(idiom) genel kural, pratik kural

Örnek:

As a rule of thumb, always save at least 10% of your income.
Bir genel kural olarak, gelirinizin en az %10'unu her zaman biriktirin.

in someone's crosshairs

/ɪn ˈsʌm.wʌnz ˈkrɔs.hɛrz/

(idiom) birinin hedefinde olmak, birinin nişangahında olmak

Örnek:

After the scandal, the CEO found himself in everyone's crosshairs.
Skandalın ardından CEO, herkesin hedefinde buldu kendini.

guilty as charged

/ˈɡɪl.ti æz tʃɑːrdʒd/

(idiom) suçlu olduğumu kabul ediyorum, evet, ben yaptım

Örnek:

“Did you eat the last cookie?” “Guilty as charged.”
“Son kurabiyeyi sen mi yedin?” “Suçlu olduğumu kabul ediyorum.”

a clean bill of health

/ə kliːn bɪl əv helθ/

(idiom) sağlık raporu, sağlam raporu

Örnek:

After a thorough check-up, the doctor gave him a clean bill of health.
Kapsamlı bir kontrolün ardından doktor ona sağlık raporu verdi.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren