Oxford 3000 - A1 İçinde A1 - O Harfi Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Oxford 3000 - A1' içinde 'A1 - O Harfi' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) nesne, cisim, amaç;
(verb) itiraz etmek, karşı çıkmak
Örnek:
(adverb) den, uzak, izinli;
(adjective) kapalı, kesik, iptal;
(preposition) den, uzak
Örnek:
(noun) ofis, büro, makam
Örnek:
(adverb) sık sık, çoğu zaman
Örnek:
(exclamation) tamam, peki;
(adverb) iyi, yolunda;
(adjective) iyi, kabul edilebilir;
(verb) onaylamak, izin vermek;
(noun) onay, izin
Örnek:
(adjective) eski, önceki, yaşlı
Örnek:
(preposition) üzerinde, üstünde, de;
(adverb) açık, çalışır durumda, devam;
(adjective) devam eden, planlanmış
Örnek:
(adverb) bir kez, bir defa, bir zamanlar;
(conjunction) -er -mez, dığında
Örnek:
(noun) soğan
Örnek:
(adverb) çevrimiçi, internet üzerinden;
(adjective) çevrimiçi, dijital
Örnek:
(adverb) sadece, yalnızca, henüz;
(adjective) tek, biricik;
(conjunction) sadece, ama
Örnek:
(adjective) açık, örtüsüz, açık sözlü;
(verb) açmak, başlamak;
(adverb) açık;
(noun) açık alan, açıklık
Örnek:
(noun) fikir, kanaat, kamuoyu
Örnek:
(adjective) zıt, karşı, karşıt;
(noun) zıt, karşıt;
(preposition) karşısında, zıt yönde;
(adverb) karşıda, zıt yönde
Örnek:
(conjunction) veya, ya da, yani
Örnek:
(noun) portakal;
(adjective) turuncu
Örnek:
(noun) emir, talimat, sıra;
(verb) emretmek, talimat vermek, sipariş etmek
Örnek:
(adjective) başka, diğer;
(pronoun) diğeri, başka biri
Örnek:
Do you have any other questions?
(adverb) dışarı, dışında, dışarıda;
(adjective) modası geçmiş, popüler olmayan;
(preposition) dışarı, uzaklaştırma
Örnek:
(noun) dış, dışarısı, dışarı;
(adjective) dış, harici;
(adverb) dışarıda, dışarı;
(preposition) dışında
Örnek:
(preposition) üzerinde, üstünde, üzerinden;
(adverb) bitti, sona erdi, diğer tarafa;
(adjective) bitti, sona erdi
Örnek:
(adjective) kendi, şahsi;
(verb) sahip olmak, malik olmak, kabullenmek;
(adverb) kendi başına, tek başına
Örnek: