C2 Seviyesi İçinde Medya Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'C2 Seviyesi' içinde 'Medya' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) teleprompter
Örnek:
(noun) eski sayı, geçmiş sayı
Örnek:
(noun) gazete, resmi gazete;
(verb) resmi gazetede yayımlamak, ilan etmek
Örnek:
(noun) organ, org, sözcü
Örnek:
(noun) yazar adı, byline
Örnek:
(noun) asılsız haber, yalan haber
Örnek:
(noun) yazı, rapor
Örnek:
(noun) takviye, ek;
(verb) tamamlamak, eklemek
Örnek:
(noun) telleri takan, boyuna kiriş, stringer
Örnek:
(noun) son dakika, acil haber;
(exclamation) son dakika, dikkat
Örnek:
(noun) yan haber, ek bilgi kutusu, kenar çubuğu
Örnek:
(noun) flaş haber, özel haber, kepçe;
(verb) kepçelemek, almak, kazanmak
Örnek:
(noun) toplama, operasyon, derleme;
(phrasal verb) toplamak, bir araya getirmek
Örnek:
(verb) övmek, hayran kalmak, sayıklamak;
(noun) övgü, hayranlık, rave
Örnek:
(noun) giriş, haber başlangıcı
Örnek:
(noun) köşe yazısı, yorum sayfası
Örnek:
(noun) ayrı basım, tekrar basım
Örnek:
(noun) ölüm ilanı, vefat ilanı
Örnek:
(noun) saldırı yazısı, karalama yazısı, itibar zedeleyici haber
Örnek:
(noun) sözcü, temsilci, ağızlık
Örnek:
(noun) direk başı, künye, başlık
Örnek:
(noun) çamur atma, skandal avcılığı
Örnek:
(noun) bilgi-eğlence, eğitici eğlence
Örnek:
(noun) alev, yangın, parıltı;
(verb) alevlenmek, parlamak, işaretlemek
Örnek:
(verb) taşımak, götürmek, içermek;
(noun) menzil, uçuş mesafesi
Örnek:
(noun) her şeyi anlatan kitap, ifşaat;
(adjective) her şeyi anlatan, ifşa eden
Örnek: