faint kelimesinin Türkçe anlamı
faint İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
faint
US /feɪnt/
UK /feɪnt/
İsim
Fiil
bayılmak, fenalaşmak
feel weak, dizzy, or on the verge of losing consciousness
Örnek:
•
She felt herself faint from the heat.
Sıcak yüzünden bayılacak gibi hissetti.
•
He thought he might faint if he didn't eat soon.
Yakında yemek yemezse bayılabileceğini düşündü.
Sıfat
1.
2.
cesaretsiz, korkak, zayıf
lacking courage or spirit; timid
Örnek:
•
He made a faint attempt to argue.
Tartışmak için zayıf bir girişimde bulundu.
•
Don't be faint of heart.
Cesaretsiz olma.