fainted kelimesinin Türkçe anlamı
fainted İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
fainted
US /ˈfeɪntɪd/
UK /ˈfeɪntɪd/
Fiil
bayılmak, bilincini kaybetmek
lose consciousness for a short time
Örnek:
•
She fainted when she heard the bad news.
Kötü haberi duyunca bayıldı.
•
The heat made him feel dizzy and he almost fainted.
Sıcak onu başını döndürdü ve neredeyse bayılacaktı.
Sıfat
baygın, zayıf, baş dönmesi
feeling weak, dizzy, or about to lose consciousness
Örnek:
•
She felt fainted after standing for too long in the sun.
Güneşte çok uzun süre durduktan sonra baygın hissetti.
•
The sight of blood made him feel fainted.
Kan görmek onu baygın hissettirdi.
İlgili Kelime: