fainting kelimesinin Türkçe anlamı

fainting İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

fainting

US /ˈfeɪn.tɪŋ/
UK /ˈfeɪn.tɪŋ/

İsim

bayılma, fenalaşma

a sudden, brief loss of consciousness due to insufficient blood flow to the brain

Örnek:
She had a sudden spell of fainting after standing for too long.
Çok uzun süre ayakta kaldıktan sonra aniden bayıldı.
The doctor investigated the cause of her recurrent fainting.
Doktor, tekrarlayan bayılmalarının nedenini araştırdı.

Sıfat

bayılacak gibi, zayıf

feeling weak, dizzy, and as if you are about to lose consciousness

Örnek:
She felt fainting and had to sit down quickly.
Bayılacak gibi hissetti ve hemen oturmak zorunda kaldı.
The heat made him feel fainting and nauseous.
Sıcak, onu bayılacak gibi ve mide bulantısı hissettirdi.