Fikir ve Tartışma İçinde Görüş Oluşturma veya İfade Etme 6 Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Fikir ve Tartışma' içinde 'Görüş Oluşturma veya İfade Etme 6' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(verb) önermek, tavsiye etmek, ima etmek
Örnek:
(noun) öneri, tavsiye, telkin
Örnek:
(verb) sallanmak, sallamak, atlamak;
(noun) salıncak, değişim, salınım
Örnek:
(noun) sendrom, davranış kalıbı
Örnek:
(verb) almak, tutmak, götürmek;
(noun) çekim, kayıt, alma
Örnek:
take something into consideration
(phrase) dikkate almak, göz önünde bulundurmak
Örnek:
(adjective) taraflı, eğilimli
Örnek:
(adverb) taraflı olarak, önyargılı bir şekilde
Örnek:
(noun) eğilim, taraflılık
Örnek:
(phrase) bununla birlikte, yine de
Örnek:
(noun) teori, varsayım, ilkeler
Örnek:
(noun) tez, önerme, doktora tezi
Örnek:
(verb) düşünmek, sanmak, akıl yürütmek;
(noun) düşünce, fikir
Örnek:
(phrase) kendi başına düşünmek, kendi fikirlerini oluşturmak
Örnek:
(noun) düşünme, fikir;
(verb) düşünen, fikir yürüten;
(adjective) düşünen, akıllı
Örnek:
(noun) gelgit, medcezir, dalga;
(verb) idare etmek, atlatmak
Örnek:
(phrase) bana göre, benim fikrimce
Örnek:
(noun) dönüşüm, iyileşme, değişim
Örnek:
(adjective) konuşkan olmayan, içe dönük, sessiz
Örnek:
(adjective) kesin, açık, şüphe götürmez
Örnek:
(verb) bocalamak, tereddüt etmek
Örnek:
(noun) kararsızlık, tereddüt, bocalama
Örnek:
(verb) havalandırmak, ventile etmek, dile getirmek
Örnek:
(noun) karar, hüküm, görüş
Örnek:
(noun) manzara, görünüm, görüş;
(verb) görmek, izlemek, değerlendirmek
Örnek:
(adjective) vokal, sesle ilgili, açık sözlü;
(noun) vokal, ses
Örnek:
(adjective) gürültülü, bağıran, yaygaracı
Örnek:
(noun) ses, söz hakkı, fikir;
(verb) dile getirmek, ifade etmek
Örnek:
(noun) dönüş, fikir değiştirme
Örnek:
(phrasal verb) fikir beyan etmek, katılmak, tartmak
Örnek:
(phrasal verb) tartmak, değerlendirmek, kanaat oluşturmak
Örnek:
(verb) karşılamak, ağırlamak;
(exclamation) hoş geldin, rica ederim;
(adjective) hoş karşılanan, memnuniyetle karşılanan;
(noun) karşılama, ağırlama
Örnek:
(modal verb) -ecek, -acak, -ır mısınız
Örnek:
(phrasal verb) yazmak, eklemek, yazarak oy kullanmak
Örnek: