Medya İçinde Gazete ve Dergi Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Medya' içinde 'Gazete ve Dergi' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) özellik, nitelik, makale;
(verb) özellik taşımak, içermek, rol almak
Örnek:
(noun) sütun, direk, köşe yazısı
Örnek:
(noun) tavsiye köşesi, danışma sütunu
Örnek:
(noun) magazin köşesi, dedikodu sütunu
Örnek:
(noun) kişisel ilanlar sütunu, arkadaşlık ilanları
Örnek:
(verb) sevk etmek, göndermek, halletmek;
(noun) sevk, gönderme, rapor
Örnek:
(noun) başyazı, editoryal;
(adjective) editoryal, başyazı ile ilgili
Örnek:
(noun) burç yorumu, horoskop
Örnek:
(noun) önizleme, ön gösterim;
(verb) önizlemek, ön gösterim yapmak
Örnek:
(noun) gözden geçirme, değerlendirme, eleştiri;
(verb) gözden geçirmek, değerlendirmek, eleştirmek
Örnek:
(noun) yan haber, ek bilgi kutusu, kenar çubuğu
Örnek:
(noun) silly season, boş haberler dönemi
Örnek:
(verb) basmak, preslemek, ütülemek;
(noun) basın, medya, pres
Örnek:
(noun) broadsheet, büyük boyutlu gazete
Örnek:
(noun) çizgi film, animasyon, karikatür
Örnek:
(noun) orta sayfa, orta sayfa yayılımı
Örnek:
(noun) dolaşım, kan dolaşımı, tiraj
Örnek:
(noun) sütun inç
Örnek:
(adjective) günlük;
(adverb) günlük, her gün;
(noun) günlük gazete, günlük
Örnek:
(adjective) haftalık;
(adverb) haftalık;
(noun) haftalık yayın
Örnek:
(adjective) iki haftada bir, haftada iki kez;
(adverb) iki haftada bir, haftada iki kez
Örnek:
(noun) baskı, sürüm, edisyon
Örnek:
(noun) ön sayfa, manşet
Örnek:
(noun) gazete, resmi gazete;
(verb) resmi gazetede yayımlamak, ilan etmek
Örnek:
(noun) manşet, başlık;
(verb) ana sanatçı olmak, başrol oynamak
Örnek:
(noun) direk başı, künye, başlık
Örnek:
(noun) ölüm ilanı, vefat ilanı
Örnek:
(noun) organ, org, sözcü
Örnek:
(noun) kopya, suret, metin;
(verb) kopyalamak, taklit etmek
Örnek:
(noun) takviye, ek;
(verb) tamamlamak, eklemek
Örnek:
(noun) magazin gazetesi, tabloid;
(adjective) magazinel, sansasyonel
Örnek:
(noun) yayımlama, basım, yayın
Örnek:
(noun) gazete kağıdı
Örnek:
(noun) yazar adı, byline
Örnek:
(noun) dergi, süreli yayın, günlük
Örnek:
(noun) abonelik, üyelik, bağlılık
Örnek:
(noun) sendikasyon, dağıtım, sendika
Örnek: