İlişki İçinde Aile Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'İlişki' içinde 'Aile' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈlʌv ˌtʃaɪld/
(noun) gayrimeşru çocuk, aşk çocuğu
Örnek:
In the past, a love child often faced social stigma.
Geçmişte, gayrimeşru bir çocuk genellikle sosyal damgalanmayla karşılaşırdı.
/bɔrn ænd brɛd/
(idiom) doğma büyüme, özbeöz
Örnek:
He's a New Yorker, born and bred.
O, doğma büyüme bir New Yorklu.
/hæv ə bʌn ɪn ðə ˈʌvən/
(idiom) hamile olmak, müjdeli haber beklemek
Örnek:
My sister just announced she has a bun in the oven!
Kız kardeşim az önce hamile olduğunu duyurdu!
wrap someone (up) in cotton wool
/ræp ˈsʌm.wʌn ɪn ˈkɑː.tən wʊl/
(idiom) pamuklara sarmak, aşırı korumak
Örnek:
Parents shouldn't wrap their children up in cotton wool; they need to learn to deal with life's challenges.
Ebeveynler çocuklarını pamuklara sarmamalı; hayatın zorluklarıyla başa çıkmayı öğrenmeleri gerekir.
someone's (own) flesh and blood
/ˈsʌm.wʌnz oʊn flɛʃ ænd blʌd/
(idiom) kendi kanından canından, yakın akrabalar
Örnek:
How could you treat your own flesh and blood like that?
Kendi kanından canından birine nasıl böyle davranırsın?
/blæk ʃiːp/
(idiom) kara koyun
Örnek:
He was always considered the black sheep of the family because of his unconventional lifestyle.
Alışılmadık yaşam tarzı nedeniyle her zaman ailenin kara koyunu olarak görüldü.
/ə tʃɪp ɔf ðə oʊld blɑk/
(idiom) babasının/annesinin oğlu/kızı, tıpkı babası/annesi gibi
Örnek:
He's definitely a chip off the old block, always telling jokes just like his father.
O kesinlikle babasının oğlu, tıpkı babası gibi hep şaka yapıyor.
/frʌm ˈfɑðər tə sʌn/
(idiom) babadan oğula, nesilden nesile
Örnek:
The family business has been passed down from father to son for over a century.
Aile işi bir asırdan fazla bir süredir babadan oğula geçiyor.