Kalite tanımı İçinde Konum ve Konum Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Kalite tanımı' içinde 'Konum ve Konum' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /bɜrst æt ðə siːmz/
(idiom) tıklım tıklım dolu olmak, patlayacak gibi olmak
Örnek:
The restaurant was bursting at the seams on Saturday night.
Cumartesi gecesi restoran tıklım tıklım doluydu.
/ˈel.boʊ ˌruːm/
(noun) hareket alanı, serbest alan
Örnek:
We need more elbow room in this office to be productive.
Bu ofiste daha verimli olmak için daha fazla hareket alanına ihtiyacımız var.
/ɪn ðə ˈmɪd.l̩ əv ˈnoʊ.wer/
(idiom) ıssız bir yerde, hiçliğin ortasında
Örnek:
Their house is in the middle of nowhere, so it's hard to find.
Evleri ıssız bir yerde, bu yüzden bulmak zor.
/ˌnek əv ðə ˈwʊdz/
(idiom) taraf, bölge
Örnek:
I haven't seen you in this neck of the woods for ages!
Seni bu taraflarda görmeyeli çağlar oldu!
/noʊ ruːm tu swɪŋ ə kæt/
(idiom) kedi sallayacak yer yok, çok küçük ve dar
Örnek:
Their new apartment is tiny, there's no room to swing a cat.
Yeni daireleri çok küçük, kedi sallayacak yer yok.
/ˈev.ri nʊk ænd ˈkræn.i/
(idiom) her köşe bucak, her yer
Örnek:
We searched every nook and cranny of the old house for the lost keys.
Kayıp anahtarları bulmak için eski evin her köşesini bucağını aradık.
/pækt laɪk sɑːrˈdiːnz/
(idiom) sardalya gibi istiflenmiş, tıklım tıklım
Örnek:
The subway car was so full, we were packed like sardines.
Metro vagonu o kadar doluydu ki sardalya gibi istiflenmiştik.
/ˈstɑm.pɪŋ ˌɡraʊnd/
(noun) uğrak yeri, takıldığı yer, bölge
Örnek:
The local pub was his old stomping ground.
Yerel pub onun eski uğrak yeriydi.
/frɛʃ aʊt əv/
(idiom) yeni bitmiş, tükenmiş, yeni mezun
Örnek:
I'm fresh out of ideas for dinner tonight.
Bu akşam yemeği için fikirlerim tükendi.
/əz ˈstreɪt əz ə ˈræm.rɑːd/
(idiom) dimdik, çok düzgün
Örnek:
He stood as straight as a ramrod, looking at the general.
Generale bakarak dimdik durdu.
/ɑn ɔl fɔrz/
(idiom) dört ayak üzerinde, elleri ve dizleri üzerinde
Örnek:
The baby crawled on all fours across the floor.
Bebek yerde dört ayak üzerinde emekledi.