Avatar of Vocabulary Set İkna etmek

Etki ve Katılım İçinde İkna etmek Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Etki ve Katılım' içinde 'İkna etmek' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

carrot and stick

/ˈkær.ət ənd stɪk/

(idiom) havuç ve sopa, ödül ve ceza

Örnek:

The government is using a carrot and stick approach to encourage people to save energy.
Hükümet, insanları enerji tasarrufu yapmaya teşvik etmek için havuç ve sopa yaklaşımını kullanıyor.

talk some sense into

/tɔk sʌm sɛns ˈɪntu/

(idiom) akıl vermek, mantıklı düşünmesini sağlamak

Örnek:

I need to talk some sense into my brother; he's making a terrible decision.
Kardeşime akıl vermek zorundayım; korkunç bir karar veriyor.

fast-talker

/ˈfæstˌtɔkər/

(noun) hızlı konuşmacı, laf cambazı, ikna edici

Örnek:

He's a real fast-talker, so be careful what you agree to.
O gerçek bir hızlı konuşmacı, bu yüzden neye razı olduğuna dikkat et.

twist someone's arm

/twɪst ˈsʌm.wʌnz ɑːrm/

(idiom) birinin kolunu bükmek, birini ikna etmek

Örnek:

I didn't want to go, but she twisted my arm.
Gitmek istemedim ama kolumu büktü.

shove something down someone’s throat

/ʃʌv ˈsʌm.θɪŋ daʊn ˈsʌm.wʌnz θroʊt/

(idiom) bir şeyi birine dayatmak, bir şeyi birinin boğazına tıkamak

Örnek:

I don't want to shove my opinions down your throat, but I think you should reconsider.
Fikirlerimi sana dayatmak istemiyorum ama bence tekrar düşünmelisin.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren