His İçinde Öfkelenmek Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'His' içinde 'Öfkelenmek' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /luːz jʊər hɛd/
(idiom) aklını kaybetmek, çıldırmak
Örnek:
When the fire alarm went off, everyone started to lose their head.
Yangın alarmı çaldığında herkes aklını kaybetmeye başladı.
/hɪt ðə ruːf/
(idiom) tepesi atmak, küplere binmek, çok sinirlenmek
Örnek:
When he found out about the broken window, he really hit the roof.
Kırık pencereyi öğrendiğinde gerçekten tepesi attı.
/ɡoʊ sper/
(idiom) çıldırmak, küplere binmek
Örnek:
My mom will go spare if I don't clean my room.
Odamı temizlemezsem annem çıldıracak.
/ɡoʊ ɔf ðə diːp ɛnd/
(idiom) çıldırmak, delirmek, kontrolü kaybetmek
Örnek:
When he heard the news, he really went off the deep end.
Haberi duyduğunda gerçekten çıldırdı.
/bloʊ jʊər tɑp/
(idiom) tepesi atmak, çok sinirlenmek
Örnek:
When he found out his car was stolen, he really blew his top.
Arabasının çalındığını öğrendiğinde gerçekten tepesi attı.
/əˈraʊnd ðə bɛnd/
(idiom) çıldırmış, deli, yakında
Örnek:
After working non-stop for weeks, I felt like I was going around the bend.
Haftalarca durmadan çalıştıktan sonra çıldıracak gibi hissettim.
/ɡoʊ nʌts/
(idiom) çıldırmak, delirmek
Örnek:
The crowd will go nuts when their favorite band comes on stage.
Favori grupları sahneye çıktığında kalabalık çıldıracak.
/bi laɪk ə rɛd ræɡ tu ə bʊl/
(idiom) boğaya kırmızı bez göstermek gibi, birini çok kızdıran şey
Örnek:
Talking about politics with him is like a red rag to a bull.
Onunla siyaset konuşmak boğaya kırmızı bez göstermek gibidir.
/ɑn ɛdʒ/
(idiom) gergin, tedirgin, sinirli
Örnek:
She's been on edge all day, waiting for the test results.
Tüm gün test sonuçlarını beklerken gergindi.
/hæv ə kwɪk ˈtɛmpər/
(idiom) çabuk sinirlenmek, hızlı öfkelenmek
Örnek:
My boss tends to have a quick temper, so be careful what you say.
Patronum çabuk sinirlenir, bu yüzden ne söylediğine dikkat et.