Avatar of Vocabulary Set Beceriksiz

Yenmek İçinde Beceriksiz Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Yenmek' içinde 'Beceriksiz' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

lame duck

/leɪm dʌk/

(noun) topal ördek, görev süresi biten yetkili, başarısız

Örnek:

The president became a lame duck after losing the election.
Başkan seçimi kaybettikten sonra topal ördek oldu.

blind alley

/blaɪnd ˈæl.i/

(noun) çıkmaz sokak, kör sokak, çıkmaz

Örnek:

We drove down a blind alley and had to turn around.
Bir çıkmaz sokağa girdik ve geri dönmek zorunda kaldık.

dead loss

/dɛd lɔs/

(idiom) tam bir fiyasko, işe yaramaz, tamamen başarısız

Örnek:

This old car is a complete dead loss; it keeps breaking down.
Bu eski araba tam bir fiyasko; sürekli bozuluyor.

a losing battle

/ə ˈluːzɪŋ ˈbætəl/

(idiom) kaybedilmiş bir savaş, boşuna çaba

Örnek:

Trying to convince him is a losing battle; he never changes his mind.
Onu ikna etmeye çalışmak kaybedilmiş bir savaş; asla fikrini değiştirmez.

be done for

/bi dʌn fɔr/

(idiom) işi bitmek, mahvolmak

Örnek:

If the police find out, we'll be done for.
Eğer polis öğrenirse, işimiz biter.

not have a prayer

/nɑt hæv ə prɛr/

(idiom) hiç şansı olmamak, umudu olmamak

Örnek:

Without proper funding, our project doesn't have a prayer.
Yeterli finansman olmadan projemizin hiç şansı yok.

the end of the line

/ðɪ ˈɛnd əv ðə laɪn/

(idiom) sonun başlangıcı, yolun sonu

Örnek:

After years of struggling, he realized he had reached the end of the line with his business.
Yıllarca süren mücadelenin ardından işinin sonuna geldiğini fark etti.

no dice

/noʊ daɪs/

(idiom) nafile, olmaz, imkansız

Örnek:

I tried to convince him, but it was no dice.
Onu ikna etmeye çalıştım ama nafile.

go down the tubes

/ɡoʊ daʊn ðə tuːbz/

(idiom) batmak, mahvolmak, tamamen başarısız olmak

Örnek:

The company started to go down the tubes after the scandal.
Şirket skandal sonrası batmaya başladı.

go down like a lead balloon

/ɡoʊ daʊn laɪk ə liːd bəˈluːn/

(idiom) hiç tutmamak, tamamen başarısız olmak

Örnek:

His joke about the boss went down like a lead balloon at the office party.
Patron hakkındaki şakası ofis partisinde hiç tutmadı.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren