Sağlık İçinde Tıbbi Durumlar Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Sağlık' içinde 'Tıbbi Durumlar' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) alkolizm
Örnek:
(noun) alerji
Örnek:
(noun) alopesi, saç dökülmesi
Örnek:
(noun) amnezi, hafıza kaybı
Örnek:
(noun) anafilaktik şok
Örnek:
(noun) anafilaksi
Örnek:
(noun) afazi
Örnek:
(noun) arteriyoskleroz, damar sertliği
Örnek:
(noun) beyin ölümü
Örnek:
(noun) nezle, mukozit
Örnek:
(noun) damak yarığı
Örnek:
(noun) tıkanıklık, yoğunluk, konjesyon
Örnek:
(noun) derin ven trombozu, DVT
Örnek:
(noun) deliryum tremens, alkol yoksunluk sendromu
Örnek:
(noun) diyabet, şeker hastalığı
Örnek:
(noun) koroner tromboz, kalp krizi
Örnek:
(noun) anemi, kansızlık
Örnek:
(noun) maruz kalma, açığa çıkma, ifşa
Örnek:
(noun) ateş, hummâ, heyecan
Örnek:
(noun) safra taşı
Örnek:
(noun) kangren
Örnek:
(noun) kanama, hemoraji, kayıp;
(verb) kanamak, kan kaybı yaşamak, kaybetmek
Örnek:
(plural noun) hemoroid, basur
Örnek:
(noun) kalp yetmezliği
Örnek:
(noun) sıcak çarpması, güneş çarpması
Örnek:
(noun) fıtık
Örnek:
(noun) bronşit
Örnek:
(noun) hiperglisemi, yüksek kan şekeri
Örnek:
(noun) hipoglisemi, düşük kan şekeri
Örnek:
(noun) hipotermi, vücut ısısının düşmesi
Örnek:
(noun) histeri, panik, histeri (eskimiş tıbbi teşhis)
Örnek:
(noun) immün yetmezlik, bağışıklık yetersizliği
Örnek:
(noun) uykusuzluk
Örnek:
(noun) beslenme yetersizliği, malnütrisyon
Örnek:
(noun) migren
Örnek:
(noun) narkolepsi
Örnek:
(noun) nekroz, doku ölümü
Örnek:
(noun) obezite, şişmanlık
Örnek:
(noun) osteoporoz, kemik erimesi
Örnek:
(noun) parapleji, belden aşağı felç
Örnek:
(noun) iltihap, enflamasyon
Örnek:
(noun) sepsis, kan zehirlenmesi
Örnek:
(noun) bel fıtığı, disk kayması
Örnek:
(noun) ani bebek ölümü sendromu, ABÖS
Örnek:
(noun) tromboz, kan pıhtısı
Örnek:
(noun) larenjit, gırtlak iltihabı
Örnek:
(noun) kar körlüğü
Örnek:
(noun) katarakt, akbasma, şelale
Örnek:
(noun) toksemi, kan zehirlenmesi
Örnek:
(noun) iskorbüt;
(adjective) aşağılık, adi
Örnek:
(noun) amfizem
Örnek:
(noun) ishal
Örnek:
(noun) atrofi, körelme;
(verb) körelmek, atrofiye uğramak
Örnek:
(noun) kalp krizi, miyokard enfarktüsü
Örnek:
(noun) irtifa hastalığı
Örnek:
(noun) deniz tutması
Örnek:
(noun) güneş çarpması
Örnek:
(noun) vuruş, darbe, felç;
(verb) okşamak, sıvazlamak, vurmak
Örnek:
(noun) kalp durması, kardiyak arrest
Örnek:
(noun) miyokard enfarktüsü, kalp krizi
Örnek:
(noun) enfarktüs, tıkanma
Örnek: