TOEFL için Temel Kelime Bilgisi İçinde Dış görünüş Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'TOEFL için Temel Kelime Bilgisi' içinde 'Dış görünüş' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) rakam, sayı, fizik;
(verb) düşünmek, tahmin etmek, çözmek
Örnek:
(noun) jest, işaret, gösterge;
(verb) jest yapmak, işaret etmek
Örnek:
(noun) duruş, vücut pozisyonu, tavır;
(verb) poz vermek, gösteriş yapmak, numara yapmak
Örnek:
(noun) ifade, dışavurum, deyim
Örnek:
(verb) giymek, takmak, aşınmak;
(noun) aşınma, yıpranma, giyim
Örnek:
(noun) kırışıklık, buruşukluk, pürüz;
(verb) kırıştırmak, buruşturmak
Örnek:
(noun) peruk;
(verb) çileden çıkarmak, tedirgin etmek
Örnek:
(adjective) dik, dikey, dürüst;
(adverb) dik olarak, dikey olarak;
(noun) dik piyano
Örnek:
(adjective) zayıf, kilolu olmayan
Örnek:
(adjective) kilolu, obez
Örnek:
(noun) ten rengi, açık kahverengi, bronzluk;
(verb) bronzlaşmak, bronzlaştırmak, tabaklamak;
(adjective) ten rengi, açık kahverengi
Örnek:
(adjective) güneş yanığı olmuş, yanmış
Örnek:
(adjective) benzer, aynı;
(adverb) aynı şekilde, benzer şekilde
Örnek:
(adjective) çarpıcı, muhteşem, göz alıcı
Örnek:
(adjective) çarpıcı, etkileyici, dikkat çekici
Örnek:
(adjective) ince, narin, zayıf
Örnek:
(adjective) zayıf, sıska, dar paça;
(noun) bilgi, detay, haber
Örnek:
(adjective) omuz hizasında
Örnek:
(adjective) kaslı, güçlü, kas
Örnek:
(adjective) obez, şişman, aşırı kilolu
Örnek:
(plural noun) kozmetik, makyaj malzemeleri
Örnek:
(noun) boya, renklendirici;
(verb) boyamak, renklendirmek
Örnek:
(verb) kıvrılmak, sarmak;
(noun) bukle, kıvrım
Örnek:
(adjective) garip, zor, beceriksiz
Örnek:
(verb) kızarmak, utanmak;
(noun) kızarıklık, utanma
Örnek:
(noun) sırıtma, geniş gülümseme;
(verb) sırıtmak, geniş gülümsemek
Örnek:
(adjective) yüz, yüze ait;
(noun) yüz bakımı, facial
Örnek:
(adjective) iğrenç, çirkin, berbat
Örnek:
(verb) göz kırpmak, yanıp sönmek, parlamak;
(noun) göz kırpma
Örnek:
(adjective) tomurcuk, şişman
Örnek:
(noun) çil;
(verb) çillenmek, çillemek
Örnek:
(noun) sivilce, akne
Örnek: