Hukuk İçinde A'dan F'ye Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Hukuk' içinde 'A'dan F'ye' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(adjective) sorumlu, hesap verebilir
Örnek:
(adjective) akredite, yetkili
Örnek:
(verb) beraat ettirmek, aklamak, davranmak
Örnek:
(phrase) doğal afet, mücbir sebep
Örnek:
(noun) yeminli ifade, affidavit
Örnek:
(noun) tartışma, kavga, münakaşa
Örnek:
(noun) mahkemeye çıkarma, suçlama
Örnek:
(verb) tutuklamak, gözaltına almak, durdurmak;
(noun) tutuklama, gözaltı, durdurma
Örnek:
(noun) avukat, vekil
Örnek:
(noun) kefalet, kova, sintine pompası;
(verb) kefaletle serbest bırakmak, suyu boşaltmak, sintineyi boşaltmak
Örnek:
(noun) medeni hukuk
Örnek:
(noun) toplu dava, sınıf davası
Örnek:
(noun) müşteri, müvekkil, istemci
Örnek:
(noun) ortak hukuk, teamül hukuku, yazılı olmayan yasalar
Örnek:
(noun) şikayet, yakınma, şikayet nedeni
Örnek:
(noun) eşzamanlı yargı yetkisi, paralel yargı yetkisi
Örnek:
(noun) İstinaf Mahkemesi
Örnek:
(noun) suç, cürüm, ayıp
Örnek:
(noun) ceza hukuku
Örnek:
(plural noun) tazminat, zarar
Örnek:
(phrasal verb) ilgilenmek, başa çıkmak, iş yapmak
Örnek:
(noun) sanık, davalı
Örnek:
(noun) tahttan indirme, görevden alma, ifade
Örnek:
(noun) depo, ambar, istasyon
Örnek:
(noun) ayrıntı, detay;
(verb) detaylandırmak, ayrıntılandırmak
Örnek:
(noun) keşif, buluntu, keşfedilen şey
Örnek:
(noun) anlaşmazlık, tartışma, çekişme;
(verb) tartışmak, itiraz etmek, çekişmek
Örnek:
(noun) eşitlik, hakkaniyet, adalet
Örnek:
(noun) ağır suç, büyük suç
Örnek:
(adjective) güzel, iyi, ince;
(noun) para cezası, ceza;
(verb) para cezası vermek, cezalandırmak;
(adverb) iyi, gayet iyi
Örnek: