Avatar of Vocabulary Set Eğlence ve Eğlence

Günlük yaşam İçinde Eğlence ve Eğlence Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Günlük yaşam' içinde 'Eğlence ve Eğlence' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

paint the town red

/peɪnt ðə taʊn rɛd/

(idiom) eğlenmek, coşmak

Örnek:

After finishing their exams, the students decided to paint the town red.
Sınavlarını bitirdikten sonra öğrenciler eğlenmeye karar verdiler.

tickle the ivories

/ˈtɪk.əl ði ˈaɪ.və.riz/

(idiom) piyano çalmak, tuşlara dokunmak

Örnek:

After dinner, he loved to tickle the ivories for his guests.
Akşam yemeğinden sonra misafirleri için piyano çalmayı severdi.

trick or treat

/trɪk ɔr triːt/

(phrase) şeker mi şaka mı

Örnek:

The children went from door to door, shouting "Trick or treat!"
Çocuklar kapı kapı dolaşıp "Şeker mi şaka mı!" diye bağırıyordu.

take the floor

/teɪk ðə flɔr/

(idiom) söz almak, konuşmak

Örnek:

The senator decided to take the floor to address the recent allegations.
Senatör, son iddiaları ele almak için söz almaya karar verdi.

bust a move

/bʌst ə muːv/

(idiom) dans etmeye başlamak, dans etmek

Örnek:

When the DJ played my favorite song, I had to bust a move on the dance floor.
DJ en sevdiğim şarkıyı çaldığında, dans pistinde dans etmeye başlamak zorunda kaldım.

have a ball

/hæv ə bɔl/

(idiom) çok eğlenmek, harika vakit geçirmek

Örnek:

We really had a ball at the party last night.
Dün gece partide gerçekten çok eğlendik.

have a whale of a time

/hæv ə weɪl əv ə taɪm/

(idiom) çok eğlenmek, harika vakit geçirmek

Örnek:

We had a whale of a time at the party last night.
Dün gece partide çok eğlendik.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren