C1 Seviyesi İçinde C1 - Filmler Hakkında Konuşmak Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'C1 Seviyesi' içinde 'C1 - Filmler Hakkında Konuşmak' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) aktör-menajer
Örnek:
(noun) sanat yönetmeni
Örnek:
(noun) şifonyer, tuvalet masası, giyinen kişi
Örnek:
(noun) öncülük, örnek, liderlik;
(verb) yol göstermek, liderlik etmek, yönetmek
Örnek:
(noun) sinemasever, film izleyicisi
Örnek:
(noun) Bollywood
Örnek:
(noun) Broadway
Örnek:
(noun) fon, dekor, arka plan
Örnek:
(noun) adaptasyon, uyum, uyarlama
Örnek:
(noun) kamera çalışması, görüntü yönetmenliği
Örnek:
(noun) döküm, kalıplama, oyuncu seçimi;
(verb) atmak, fırlatmak
Örnek:
(noun) senaryo, film senaryosu
Örnek:
(noun) doruk noktası, zirve, klimaks;
(verb) doruk noktasına ulaşmak, zirveye çıkmak
Örnek:
(noun) yakın çekim, detay çekim
Örnek:
(verb) kesmek, doğramak, yaralamak;
(noun) kesik, kesme, saç kesimi;
(adjective) kesilmiş, doğranmış
Örnek:
(verb) dramatize etmek, oyunlaştırmak, abartmak
Örnek:
(verb) lakap takmak, adlandırmak, dublaj yapmak;
(noun) dub (müzik türü)
Örnek:
(verb) anlatmak, nakletmek
Örnek:
(verb) tasvir etmek, canlandırmak, betimlemek
Örnek:
(noun) destan, epik şiir;
(adjective) destansı, kahramanca, muhteşem
Örnek:
(noun) uzun metrajlı film, sinema filmi
Örnek:
(noun) çerçeve, iskelet, şasi;
(verb) çerçevelemek, oluşturmak, şekillendirmek
Örnek:
(noun) projektör, sel ışığı;
(verb) projektörle aydınlatmak, ışıklandırmak
Örnek:
(noun) projektör, yansıtıcı
Örnek:
(noun) makara, bobin, reel;
(verb) sendelmek, yalpalamak, sarmak
Örnek:
(noun) yorum, açıklama, icra
Örnek:
(noun) prömiyer, ilk gösterim;
(verb) prömiyer yapmak, ilk kez göstermek
Örnek:
(noun) skor, puan, yirmi;
(verb) skor yapmak, puan almak, çizmek
Örnek:
(noun) spot ışığı, sahne ışığı, ilgi odağı;
(verb) spot ışığıyla aydınlatmak, vurgulamak
Örnek:
(adverb) sahne arkası, kuliste, gizli;
(noun) sahne arkası, kulise;
(adjective) sahne arkası, kulise ait
Örnek:
(adjective) efsanevi, ünlü
Örnek:
(adjective) tiyatral, tiyatroya ait, abartılı
Örnek:
(idiom) başarılar, iyi şanslar
Örnek:
(noun) fuaye, lobi, antre
Örnek: