Medya İçinde TV ve Radyo Programları Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Medya' içinde 'TV ve Radyo Programları' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) telefon bağlantılı program, telefonla katılım;
(phrasal verb) çağırmak, geri çağırmak
Örnek:
(noun) eğlence ve eğitim, eğitici eğlence
Örnek:
(noun) olay, bölüm, dönem
Örnek:
(noun) mini dizi
Örnek:
(noun) pilot, kılavuz, kaptan;
(verb) pilotluk yapmak, yönlendirmek;
(adjective) pilot, deneme
Örnek:
(noun) reality TV, gerçeklik şovu
Örnek:
(verb) tekrar etmek, yinelemek, yeniden yapmak;
(noun) tekrar, yineleme
Örnek:
(noun) tekrar, yeniden oynatma;
(verb) tekrar oynatmak, yeniden yapmak
Örnek:
(noun) sitcom, durum komedisi
Örnek:
(noun) pembe dizi, sabun köpüğü
Örnek:
(noun) haber bülteni, haber yayını
Örnek:
(noun) spor yayını, spor bülteni
Örnek:
(noun) talk show, sohbet programı
Örnek:
(noun) teleton, yardım yayını
Örnek:
(noun) çeşitlilik, farklılık, çeşit
Örnek:
(noun) hava durumu tahmini, hava raporu
Örnek:
(noun) anında tekrar, tekrar gösterim
Örnek:
(noun) seslendirme, dış ses
Örnek:
(noun) yayın süresi, havada kalma süresi, kontör
Örnek:
(noun) reklam arası, reklam kuşağı
Örnek:
(noun) yorum, açıklama
Örnek:
(noun) akış sırası, program akışı
Örnek:
(noun) program, takvim, çizelge;
(verb) planlamak, programlamak
Örnek:
(noun) tekrar, yeniden gösterim;
(verb) tekrar yayınlamak, yeniden göstermek, tekrar koşmak
Örnek:
(noun) programlama, planlama
Örnek:
(noun) istasyon, durak, merkez;
(verb) konuşlandırmak, yerleştirmek
Örnek:
(noun) stüdyo, atölye, yapım şirketi
Örnek:
(noun) konuşma radyosu, talk show radyosu
Örnek:
(noun) haber, bilgi, haberler
Örnek:
(noun) bülten, duyuru, bildiri
Örnek:
(noun) puan, derecelendirme, reyting
Örnek:
(noun) prime time, ana yayın kuşağı, en verimli dönem
Örnek:
(noun) izle-öde, tek seferlik ödeme;
(adjective) izle-öde, ücretli
Örnek:
(noun) ücretli televizyon, aboneli televizyon
Örnek:
(noun) kanal, su yolu, yol;
(verb) yönlendirmek, aktarmak, ifade etmek
Örnek:
(verb) sokmak, yerleştirmek, eklemek;
(noun) ek, ilave
Örnek: