Karar İçinde Yükümlülük ve Kurallar 3 Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Karar' içinde 'Yükümlülük ve Kurallar 3' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) kanun, hukuk, yasa
Örnek:
(phrasal verb) bırakmak, yatırmak, belirlemek
Örnek:
(adjective) yasal, meşru, gerçek
Örnek:
(noun) hoşgörü, müsamaha, yumuşaklık
Örnek:
(adjective) hoşgörülü, müsamahakar, yumuşak
Örnek:
(adverb) hoşgörülü bir şekilde, müsamahakarca, yumuşakça
Örnek:
(phrase) istisna yapmak
Örnek:
(modal verb) meli, malı, olmalı;
(noun) zorunluluk, gereklilik
Örnek:
(adjective) gerekli, zorunlu, şart;
(noun) gereken, zorunlu olan
Örnek:
(noun) gereklilik, ihtiyaç, gereken şey
Örnek:
(verb) ihtiyaç duymak, gerekmek;
(noun) ihtiyaç, gereksinim
Örnek:
(noun) uyumsuzluk, riayetsizlik
Örnek:
(noun) yükümlülük, görev, mecburiyet
Örnek:
(adjective) zorunlu, mecburi, gerekli
Örnek:
(adjective) yükümlü, mecbur, minnettar
Örnek:
(verb) gözlemlemek, fark etmek, belirtmek
Örnek:
(noun) emir, talimat, sıra;
(verb) emretmek, talimat vermek, sipariş etmek
Örnek:
(noun) yönetmelik, kararname, tüzük
Örnek:
(noun) polis;
(verb) denetlemek, kontrol etmek
Örnek:
(noun) polislik, kolluk, denetleme
Örnek:
(noun) ön koşul, şart;
(verb) önceden koşullandırmak, önceden belirlemek
Örnek:
(noun) ön koşul, gereklilik;
(adjective) ön koşul, gerekli
Örnek:
(verb) sağlamak, temin etmek, vermek
Örnek:
(conjunction) şartıyla, koşuluyla;
(past participle) sağlanan, temin edilen
Örnek:
(verb) sağlama, temin etme;
(conjunction) şartıyla, eğer
Örnek:
(noun) şart, koşul, hüküm
Örnek: