Mimarlık ve İnşaat İçinde Mimaride Süslü Özellikler Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Mimarlık ve İnşaat' içinde 'Mimaride Süslü Özellikler' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) kalıp, pervaz, süsleme
Örnek:
(noun) rahatlama, ferahlık, çare
Örnek:
(noun) friz, süsleme şeridi
Örnek:
(noun) rozet, gül şeklinde süs, yaprak kümesi
Örnek:
(noun) kartuş, dekoratif panel
Örnek:
(noun) korniş, saçak, kar çıkıntısı
Örnek:
(noun) kafes işçiliği, oyma işi, delikli süsleme
Örnek:
(noun) ödül, takdir, iltifat
Örnek:
(noun) konaklama yeri, asker konutu, görev;
(verb) yerleştirmek, konaklatmak
Örnek:
(noun) beşparmak otu
Örnek:
(noun) kordon, kuşatma;
(verb) kordon altına almak, çevirmek
Örnek:
(noun) tepe süsü, sivri uç, dekoratif topuz
Örnek:
(noun) oluk, yiv, rutin;
(verb) oymak, yiv açmak, ritim tutmak
Örnek:
(noun) ön sayfa, başlık sayfası resmi
Örnek:
(noun) sandık, kasa, mali rezervler
Örnek:
(verb) kıvrılmak, dolambaçlı olmak, dolaşmak;
(noun) menderes, kıvrım
Örnek:
(noun) kolye ucu, madalyon
Örnek:
(noun) boncuk işi, şerit, boncuklanma
Örnek:
(noun) boncuk, tane, damla;
(verb) damlacıklar halinde oluşmak, boncuklanmak
Örnek:
(noun) gaga, gemi başı, burun
Örnek:
(noun) tuhaflık, garip alışkanlık, acayip huy
Örnek:
(noun) baget, Fransız ekmeği
Örnek:
(noun) arşitrav, kapı pervazı, pencere pervazı
Örnek:
(noun) madalyon, kolye ucu, dekoratif madalyon
Örnek:
(noun) yastık, minder, tampon;
(verb) yumuşatmak, hafifletmek, darbeyi emmek
Örnek:
(noun) plaket, levha, plak
Örnek:
(noun) kanal, su yolu, yol;
(verb) yönlendirmek, aktarmak, ifade etmek
Örnek:
(noun) saz, kamış, dil
Örnek:
(noun) çizgi, şerit, oluk
Örnek:
(noun) akantus
Örnek:
(noun) kartonpiyer, içbükey pervaz;
(verb) kartonpiyer yapımı, içbükey pervaz oluşturma
Örnek:
(noun) fileto, bant, şerit;
(verb) fileto yapmak, kemiklerini ayırmak
Örnek:
(noun) zirve, doruk noktası, köşe taşı
Örnek:
(noun) meme, göğüs;
(verb) göğüslemek, aşmak
Örnek: