Hayvanlar İçinde Hayvan Evleri Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Hayvanlar' içinde 'Hayvan Evleri' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) kovan, arı kovanı, hareketli yer;
(verb) toplanmak, akın etmek
Örnek:
(noun) ahır, ambar
Örnek:
(noun) ahır, inek ahırı
Örnek:
(noun) otlak, mera;
(verb) otlatmak, mera yapmak
Örnek:
(adjective) istikrarlı, sağlam, dengeli;
(noun) ahır, tavla;
(verb) ahıra koymak, barındırmak
Örnek:
(noun) tünel;
(verb) tünel kazmak, oymak
Örnek:
(noun) kulübe, kafes, büfe
Örnek:
(noun) ağ, örümcek ağı, web;
(verb) ağla kaplamak, perdeli olmak
Örnek:
(noun) in, kovuk, gizli yer
Örnek:
(noun) yuva, sığınak, barınak;
(verb) yuva yapmak, yerleşmek
Örnek:
(noun) petek, bal peteği, petek yapısı;
(verb) delik deşik etmek, petekli hale getirmek
Örnek:
(noun) örümcek ağı, ağ, karmaşa
Örnek:
(noun) karınca yuvası, karınca tepesi
Örnek:
(noun) tünek, kuşların gecelediği yer;
(verb) tünemek, gecelemek
Örnek:
(noun) karga kolonisi, kuş kolonisi, fok üreme alanı
Örnek:
(noun) tünek, levrek;
(verb) tünemek, konmak, yerleştirmek
Örnek:
(noun) kartal yuvası, yırtıcı kuş yuvası, yüksek yerleşim yeri
Örnek:
(noun) tavşan yuvası, tavşan deliği, labirent
Örnek:
(noun) toprak, bölge, alan
Örnek:
(noun) porsuk ini, parke taşı, kaldırım taşı
Örnek:
(noun) tavşan deliği, tavşan yuvası, karmaşık durum
Örnek:
(noun) köstebek yuvası
Örnek:
(noun) kulübe, dağ evi, konaklama yeri;
(verb) sunmak, şikayet etmek, yerleştirmek
Örnek:
(noun) yaşam alanı, habitat
Örnek:
(noun) in, kovuk, çalışma odası;
(verb) barınmak, yuva yapmak
Örnek:
(noun) yuva, in;
(verb) kazmak, oymak, gömülmek
Örnek:
(verb) katlamak, batmak, kapanmak;
(noun) kat, kıvrım, sürü
Örnek:
(noun) kalem, ağıl, kümes;
(verb) yazmak, kaleme almak, ağıla kapatmak
Örnek:
(noun) akvaryum, deniz yaşamı merkezi
Örnek:
(noun) kümes, ağıl
Örnek:
(noun) domuz ağılı, domuz ahırı, arpacık
Örnek:
(noun) kafes, göğüs kafesi;
(verb) kafese kapatmak, hapsetmek
Örnek:
(noun) köpek kulübesi, köpek pansiyonu, köpek çiftliği;
(verb) kulübeye koymak, pansiyona bırakmak
Örnek:
(noun) okyanus akvaryumu, deniz akvaryumu
Örnek:
(noun) yunus gösteri merkezi, dolfinaryum
Örnek:
(noun) kuşhane, büyük kuş kafesi
Örnek:
(noun) fanus, balık kasesi, fanus (mecazi)
Örnek:
(noun) kovan, arı kovanı saç modeli
Örnek:
(noun) hayvan barınağı, hayvan sığınağı
Örnek:
(noun) pound, sterlin, hayvan barınağı;
(verb) yumruklamak, vurmak, koşmak
Örnek:
(noun) şekil, tür, form;
(verb) şekil vermek, oluşturmak, oluşmak
Örnek:
(noun) güvercinlik, kolumbaryum
Örnek: