SAT'de Beşeri Bilimler ile ilgili kelime bilgisi İçinde Sosyal bilimler Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'SAT'de Beşeri Bilimler ile ilgili kelime bilgisi' içinde 'Sosyal bilimler' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) ayrım, tecrit, ayrımcılık
Örnek:
(noun) ayrımcılık, ayrım, ayırt etme yeteneği
Örnek:
(noun) etnik köken, etnisite
Örnek:
(noun) azınlık, azınlık grubu
Örnek:
(noun) aktivizm
Örnek:
(noun) ajans, büro, kurum
Örnek:
(noun) klan, boy, grup
Örnek:
(noun) şeflik
Örnek:
(adjective) ortak, toplu;
(noun) kolektif, topluluk
Örnek:
(noun) demografi, nüfus kesimi;
(adjective) demografik
Örnek:
(noun) kentleşme
Örnek:
(noun) medeniyet, uygarlık, medenileşme
Örnek:
(noun) bürokrasi, bürokratik yapı, idari teşkilat
Örnek:
(noun) sosyalleşme, toplumsallaşma, kaynaşma
Örnek:
(plural noun) sivil haklar
Örnek:
(noun) statüko, mevcut durum
Örnek:
(noun) sanayileşme
Örnek:
(noun) aristokrasi, soylular sınıfı, soylu yönetimi
Örnek:
(noun) kraliyet ailesi, soylular, telif hakkı
Örnek:
(noun) metropol, başkent, ana şehir
Örnek:
(noun) altyapı
Örnek:
(noun) meşruiyet, yasallık, geçerlilik
Örnek:
(noun) zihin kuramı
Örnek:
(noun) sivil itaatsizlik
Örnek:
(noun) uymama, uygunsuzluk
Örnek:
(noun) dışlanmış kimse, toplum dışına itilmiş;
(adjective) dışlanmış, kovulmuş
Örnek:
(noun) mülteci
Örnek:
(noun) komün;
(verb) baş başa kalmak, duygularını paylaşmak
Örnek:
(plural noun) dış mahalleler, kenar mahalleler
Örnek:
(idiom) fare yarışı, bitmek bilmeyen koşuşturma
Örnek:
(noun) cemaat, kilise bölgesi, cemaat üyeleri
Örnek:
(noun) kast, kast sistemi
Örnek:
(noun) kademe, seviye, rütbe;
(verb) echelon düzeninde yerleştirmek, kademeli olarak sıralamak
Örnek:
(noun) istasyon, durak, merkez;
(verb) konuşlandırmak, yerleştirmek
Örnek:
(adjective) sınıf ayrımcı;
(noun) sınıf ayrımcısı
Örnek:
(adjective) mütevazı, alçakgönüllü, basit;
(verb) alçaltmak, küçük düşürmek
Örnek:
(adjective) sosyoekonomik
Örnek:
(adjective) ataerkil
Örnek:
(adjective) yerli, doğal, aborjin
Örnek:
(noun) insani yardım görevlisi, hayırsever;
(adjective) insani, hayırsever
Örnek:
(adjective) kozmopolit, dünya vatandaşı;
(noun) kozmopolit, dünya vatandaşı
Örnek:
(adjective) ütopik, hayalperest;
(noun) ütopist, hayalperest
Örnek:
(adjective) ilerleyici, aşamalı, ilerici;
(noun) ilerici, reformcu
Örnek:
(adjective) militan, savaşçı, agresif;
(noun) militan, savaşçı
Örnek:
(adjective) banliyö, şehir dışı
Örnek:
(verb) ötekileştirmek, dışlamak
Örnek:
(noun) nüfus sayımı, sayım, anket
Örnek:
(verb) özümsemek, anlamak, benzetmek
Örnek:
(verb) rehabilite etmek, iyileştirmek, restore etmek
Örnek: