SAT'de Beşeri Bilimler ile ilgili kelime bilgisi İçinde Uğursuz Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'SAT'de Beşeri Bilimler ile ilgili kelime bilgisi' içinde 'Uğursuz' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) ucube, çirkin şey, kötü tasarlanmış yapı
Örnek:
(noun) önyargı, zarar, hasar;
(verb) zedelemek, zarar vermek
Örnek:
(noun) hoşgörüsüzlük, tahammülsüzlük, intolerans
Örnek:
(noun) leke, utanç kaynağı, tepecik
Örnek:
(noun) kibir, gurur, boşluk
Örnek:
(noun) plan, düzen, komplo;
(verb) plan yapmak, komplo kurmak
Örnek:
(noun) suikast
Örnek:
(noun) yolsuzluk, rüşvet, bozulma
Örnek:
(noun) kötü şöhret, adı çıkmışlık
Örnek:
(noun) canavar, hayvan;
(adjective) kaba, acımasız, ilkel
Örnek:
(noun) ihanet, hıyanet
Örnek:
(noun) gizli anlaşma, işbirliği
Örnek:
(noun) aldatıcılık, ikiyüzlülük
Örnek:
(noun) hile, oyun
Örnek:
(noun) aşağılanma, küçük düşme
Örnek:
(noun) adaletsizlik, haksızlık, adaletsiz eylem
Örnek:
(noun) sapma, ayrılma, farklılık
Örnek:
(noun) zulüm, acımasızlık
Örnek:
(noun) zulüm, vahşet, rezalet
Örnek:
(noun) vahşet, barbarlık
Örnek:
(adjective) aldatıcı, yanıltıcı
Örnek:
(adjective) sinsi, dolambaçlı, eğri büğrü
Örnek:
(adjective) hileli, dolandırıcı
Örnek:
(adjective) ikiyüzlü, riyakar
Örnek:
(adjective) vicdansız, ahlaksız, ilkesiz
Örnek:
(adjective) iğrenç, menfur, canavarca
Örnek:
(adjective) küçümseyici, reddedici
Örnek:
(adjective) baskıcı, zalim, bunaltıcı
Örnek:
(adjective) kötü niyetli, hain, zararlı
Örnek:
(adjective) haksız, yersiz
Örnek:
(adjective) şeytani, zalim, kötü
Örnek:
(adjective) laf ebeliği, yüzeysel, kolaycı
Örnek:
(adjective) bayağı, kaba, zevksiz
Örnek:
(adjective) iğrenç, ahlaksız, kirli
Örnek:
(adjective) kötü şöhretli, rezil
Örnek:
(adjective) etik dışı, ahlaksız
Örnek:
(adjective) fahiş, çirkin, rezil
Örnek:
(adjective) tartışmalı, ihtilaflı
Örnek:
(adjective) tartışmalı, çekişmeli, tartışmacı
Örnek:
(adjective) kanlı, korkunç
Örnek:
(noun) numara, hile, beceri;
(verb) kandırmak, atlatmak
Örnek:
(verb) iddia etmek, gibi görünmek;
(noun) amaç, anlam, öz
Örnek:
(verb) ele vermek, açığa vurmak, ihanet etmek
Örnek:
(verb) kazık atmak, ihanet etmek;
(noun) ihanet, kazık
Örnek:
(verb) kesmek, katletmek, kıyım yapmak;
(noun) kesim, katliam, kıyım
Örnek:
(verb) yağmalamak, soymak, mahvetmek
Örnek:
(verb) ihlal etmek, çiğnemek, kutsallığını bozmak
Örnek:
(noun) sahte, taklit;
(adjective) sahte, taklit;
(verb) taklit etmek, sahtesini yapmak
Örnek:
(verb) intihal yapmak, eser hırsızlığı yapmak
Örnek:
(verb) manipüle etmek, kullanmak, etkilemek
Örnek:
(adverb) kötü şöhretli bir şekilde, adı çıkmış
Örnek: