double-cross kelimesinin Türkçe anlamı

double-cross İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

double-cross

US /ˌdʌb.əlˈkrɔːs/
UK /ˌdʌb.əlˈkrɒs/
"double-cross" picture

Fiil

kazık atmak, ihanet etmek

to deceive or betray a person with whom one is supposedly cooperating

Örnek:
He decided to double-cross his partners and keep all the money for himself.
Ortaklarına kazık atmaya ve tüm parayı kendine saklamaya karar verdi.
I can't believe you tried to double-cross me after everything I did for you.
Senin için yaptığım onca şeyden sonra bana kazık atmaya çalıştığına inanamıyorum.

İsim

ihanet, kazık

an instance of deceiving or betraying someone

Örnek:
The whole deal was a double-cross from the start.
Tüm anlaşma en başından beri bir ihanetti.
He realized too late that he was the victim of a double-cross.
Bir ihanetin kurbanı olduğunu çok geç anladı.