Sabır İçinde Elinizden gelenin en iyisini yapın Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Sabır' içinde 'Elinizden gelenin en iyisini yapın' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /laɪk ə dɔɡ/
(idiom) köpek gibi çalışmak, çok çalışmak
Örnek:
He worked like a dog to finish the project on time.
Projeyi zamanında bitirmek için köpek gibi çalıştı.
/ɡoʊ tə ɡreɪt peɪnz/
(idiom) büyük çaba sarf etmek, çok uğraşmak
Örnek:
She went to great pains to make sure all the guests were comfortable.
Tüm misafirlerin rahat olduğundan emin olmak için büyük çaba sarf etti.
/wɜrk yʊər ˈfɪŋɡərz tu ðə boʊn/
(idiom) parmaklarını kemiğe kadar çalışmak, çok çalışmak
Örnek:
She had to work her fingers to the bone to support her family.
Ailesini geçindirmek için parmaklarını kemiğe kadar çalışmak zorunda kaldı.
/hɪt ðə bʊks/
(idiom) kitaplara gömülmek, ders çalışmak
Örnek:
I have a big exam tomorrow, so I need to hit the books tonight.
Yarın büyük bir sınavım var, bu yüzden bu gece kitaplara gömülmem gerekiyor.
/nɑt du θɪŋz baɪ hɑːvz/
(idiom) işini yarım bırakmamak, işini tam yapmak
Örnek:
When it comes to planning a party, she really does not do things by halves.
Parti planlamaya gelince, o gerçekten işini yarım bırakmaz.
/ˈbæk.ruːm bɔɪz/
(noun) arka oda ekibi, gizli çalışanlar
Örnek:
The success of the campaign was largely due to the hard work of the backroom boys.
Kampanyanın başarısı büyük ölçüde arka oda ekibinin sıkı çalışmasına bağlıydı.
/raɪz tu ðə əˈkeɪʒən/
(idiom) durumun üstesinden gelmek, gereğini yapmak
Örnek:
Despite the pressure, she managed to rise to the occasion and deliver a brilliant speech.
Baskıya rağmen, durumun üstesinden gelmeyi başardı ve harika bir konuşma yaptı.