C1 Seviyesi İçinde C1 - Politika Mümkün Olanın Sanatıdır! Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'C1 Seviyesi' içinde 'C1 - Politika Mümkün Olanın Sanatıdır!' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) lobi, çıkar grubu, bekleme salonu;
(verb) lobi yapmak, etkilemek
Örnek:
(noun) reform, iyileştirme;
(verb) reform yapmak, iyileştirmek, ıslah etmek
Örnek:
(adjective) diplomatik, nazik, incelikli
Örnek:
(noun) hükümdar, egemen;
(adjective) egemen, yüce, etkili
Örnek:
(adjective) radikal, köklü, esaslı;
(noun) radikal, aşırı uç, devrimci
Örnek:
(noun) aktivizm
Örnek:
(noun) aktivist
Örnek:
(noun) büyükelçi, elçi, temsilci
Örnek:
(noun) diktatör
Örnek:
(noun) politika yapıcı, karar verici
Örnek:
(noun) propaganda
Örnek:
(noun) özerklik, kendi kendini yönetme, bağımsızlık
Örnek:
(noun) anayasa, kuruluş, yapı
Örnek:
(noun) yasama, kanunlar, kanun yapma
Örnek:
(noun) yetki, talimat;
(verb) yetkilendirmek, görevlendirmek
Örnek:
(noun) bürokrasi, bürokratik yapı, idari teşkilat
Örnek:
(noun) dolap, vitrin, kabine
Örnek:
(noun) ticaret, iş
Örnek:
(noun) serbest ticaret
Örnek:
(noun) anket, kamuoyu yoklaması, oylama;
(verb) anket yapmak, kamuoyu yoklamak, oy almak
Örnek:
(noun) ittifak, birlik
Örnek:
(noun) müttefik, destekçi;
(verb) ittifak kurmak, birleşmek
Örnek:
(noun) koalisyon, ittifak
Örnek:
(noun) darbe, hükümet darbesi, başarı
Örnek:
(noun) sürgün, gurbet, gurbetçi;
(verb) sürgün etmek, kovmak
Örnek:
(noun) kanat, bölüm, fraksiyon;
(verb) kanat takmak, kanadından vurmak, doğaçlama yapmak
Örnek:
(noun) antlaşma, sözleşme
Örnek:
(noun) kapitalizm
Örnek:
(noun) komünizm
Örnek:
(noun) aşırıcılık, ekstremizm
Örnek:
(noun) faşizm
Örnek:
(noun) federalizm
Örnek:
(noun) küreselleşme, globalizm
Örnek:
(noun) liberalizm, sosyal liberalizm
Örnek:
(noun) sosyalizm
Örnek:
(adjective) idari, yönetimsel
Örnek:
(adjective) kongreye ait, parlamenter
Örnek:
(adjective) anayasal, bünyesel, doğuştan
Örnek:
(adjective) seçim
Örnek:
(noun) bu arada, geçici süre;
(adjective) geçici, ara
Örnek:
(noun) protokol, kurallar, tören;
(verb) protokol altına almak, protokol yayınlamak
Örnek:
(noun) masa, tablo, liste;
(verb) ertelemek, gündeme getirmek
Örnek:
(noun) maiyt, çevre, refakatçiler
Örnek: