locks kelimesinin Türkçe anlamı
locks İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
locks
US /lɑks/
UK /lɒks/
İsim
1.
kilitler
a mechanism for keeping a door, lid, etc., fastened, typically operated by a key
Örnek:
•
Make sure you turn the locks before you leave.
Gitmeden önce kilitleri çevirdiğinizden emin olun.
•
The old house had several rusty locks on its doors.
Eski evin kapılarında paslı birkaç kilit vardı.
2.
saçlar, bukleler
sections of hair
Örnek:
•
She ran her fingers through her golden locks.
Parmaklarını altın rengi saçlarının arasından geçirdi.
•
His long, dark locks fell over his shoulders.
Uzun, koyu saçları omuzlarına dökülüyordu.
Fiil
1.
kilitlemek, kapamak
fasten or secure (something) with a lock
Örnek:
•
He always locks the door when he leaves.
O, ayrılırken her zaman kapıyı kilitler.
•
Don't forget to lock your bike.
Bisikletini kilitlemeyi unutma.
2.
kilitlemek, sabitlenmek
become or make rigidly fixed or immovable
Örnek:
•
The wheels locked and the car skidded.
Tekerlekler kilitlendi ve araba kaydı.
•
Their eyes locked across the crowded room.
Gözleri kalabalık odanın karşısında kilitlendi.
İlgili Kelime: