forward kelimesinin Türkçe anlamı
forward İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
forward
US /ˈfɔːr.wɚd/
UK /ˈfɔː.wəd/
Zarf
1.
ileri, önde
in the direction that one is facing or traveling; toward the front
Örnek:
•
Please move forward to make space for others.
Lütfen başkalarına yer açmak için ileri doğru hareket edin.
•
He stepped forward to greet the guests.
Misafirleri karşılamak için ileri adım attı.
2.
ileri, ileriye
toward a successful conclusion or a more advanced state
Örnek:
•
We need to move forward with the project.
Projeyi ilerletmemiz gerekiyor.
•
The company is always looking to push forward.
Şirket her zaman ileri gitmeye çalışıyor.
Eş Anlamlı:
Sıfat
1.
2.
cüretkar, küstah
presumptuous or bold in manner; impudent
Örnek:
•
Her forward remarks surprised everyone.
Onun cüretkar sözleri herkesi şaşırttı.
•
He was a bit too forward in his approach.
Yaklaşımında biraz fazla cüretkardı.
Eş Anlamlı: