fluid kelimesinin Türkçe anlamı

fluid İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

fluid

US /ˈfluː.ɪd/
UK /ˈfluː.ɪd/
"fluid" picture

İsim

akışkan, sıvı

a substance that has no fixed shape and yields easily to external pressure; a gas or (especially) a liquid.

Örnek:
Water is a common fluid.
Su yaygın bir akışkandır.
The car needs more brake fluid.
Arabanın daha fazla fren hidroliğine ihtiyacı var.

Sıfat

1.

akışkan, sıvı

not solid or fixed in form; able to flow easily.

Örnek:
The paint was still fluid and easy to spread.
Boya hala akışkandı ve kolayca yayılıyordu.
The lava flowed in a slow, viscous fluid stream.
Lav, yavaş, viskoz bir akışkan akışında aktı.
Zıt Anlamlı:
2.

akıcı, pürüzsüz

smooth and continuous.

Örnek:
Her movements were graceful and fluid.
Hareketleri zarif ve akıcıydı.
The conversation was very fluid, moving from one topic to another easily.
Konuşma çok akıcıydı, bir konudan diğerine kolayca geçiyordu.
Zıt Anlamlı:
3.

akışkan, değişken

liable to change or vary.

Örnek:
The situation is still very fluid.
Durum hala çok akışkan.
Their plans for the trip are quite fluid.
Seyahat planları oldukça esnek.